Turkish-German translations for haklı:

Recht · richtig · gerechtfertigt · im Recht · rechtmäßig · wohlverdient · gerecht · other translations

haklı Recht

Haklı olan benim, değil mi?

Ich meine, ich habe Recht, oder?

O zamanlar haklı olduğunu düşünüyordum.

Ich dachte damals, Sie haben Recht.

Haklı çıkmak istiyorsun, mutlu olmak mı?

Willst du recht haben oder glücklich sein?

Click to see more example sentences
haklı richtig

Kimse her zaman haklı olamaz.

Niemand kann immer richtig sein.

Pekala, belki de haklısın.

Ok, vielleicht liegst du richtig.

Haklısın, Doktor Merrivale, ölümcül bir zehir.

Richtig, Dr. Merrivale, ein tödliches Gift.

Click to see more example sentences
haklı gerechtfertigt

Sanırım Jeremy korkularında biraz haklı..

Ich glaube, Jeremys Ängste sind gerechtfertigt.

İntikam bazen çok haklı olabiliyor.

Rache kann manchmal gerechtfertigt sein.

İşte bu yüzden Tasha'nın yaptığı eylemde haklı olduğunu göstermeliyiz.

Deshalb ist es wichtig, aufzuzeigen, dass Tasha's Handlungen gerechtfertigt waren.

Click to see more example sentences
haklı im Recht

Haklısın. Burada ciddi bir osteo hasarı var.

Du hast recht, hier ist schwerer Knochenfraß im Gange.

Haklı olmak mı, evli olmak istersin?

Willst du im Recht oder verheiratet sein?

Ve aslında sen de biliyorsun ki, o haklı.

Und im Inneren weißt du, dass sie Recht hat.

Click to see more example sentences
haklı rechtmäßig

Johnny Kwong'ı haklı kız arkadaşı Charlie Young'a iade ediyorum.

Ich gebe Johnny Kwong seiner rechtmäßigen Freundin Charlie Young zurück.

Evet, hakkım olanı almamı istiyor.

Ja. Meinen rechtmäßigen Platz einnehme.

haklı wohlverdient

Ününü. hak ediyorsun, lspanyol.

Dein Ruhm ist wohlverdient, Spanier.

Ashur'u hak ettiği bir iyilikle kutsadı.

Er segnet Ashur mit wohlverdienter Gunst.

haklı gerecht

Lascelles sana hakkını vermemiş.

Lascelles wird dir nicht gerecht.