Turkish-German translations for harika:

toll · großartig · wunderbar · schön · wundervoll · fantastisch · groß · cool · wunderschön · herrlich · fabelhaft · Wunder · genial · brillant · sagenhaft · hervorragend · other translations

harika toll

Hayır, senin için iyi değil, ve onun için de iyi değil, ama.. ama diğer uygun erkekler için harika.

Nein, nicht toll für dich, sicher nicht toll für ihn, aber, na ja für andere ungebundene Männer ist es toll.

O harika bir adam, ama aynı değil işte.

Er ist toll, aber es ist einfach nicht dasselbe.

Bu harika, tamam mı?

Es ist toll, okay?

Click to see more example sentences
harika großartig

Ama bu harika bir şaraptır.

Aber dies ist ein großartiger Wein.

Harika, bakabilir miyim?

Großartig, darf ich?

Vince bu için harika olurdu ama filmi Curtis Hanson yönetiyor.

Vince wäre großartig dafür, aber Curtis Hanson führt Regie.

Click to see more example sentences
harika wunderbar

Bunun için harika bir fikrim var.

Dafür habe ich eine wunderbare Idee:

Harika bir ikiliyiz.

Ein wunderbares Paar.

Harika insan Jerry bile söylüyor.

Sogar der wunderbare Jerry lügt.

Click to see more example sentences
harika schön

Biz de harika zaman geçirdik.

Wir hatten auch eine schöne Zeit.

Olağanüstü bir kariyerin, güzel bir nişanlın, harika bir oğlun var.

Du hast eine herausragende Karriere, eine schöne Verlobte, einen tollen Sohn.

Ne kadar harika bir hediye!

So ein schönes Geschenk.

Click to see more example sentences
harika wundervoll

Hayır, ama harika bir kız arkadaşım var.

Nein, aber ich habe eine wundervolle Freundin.

Hayır, harika bir değilim.

Nein, kein wundervoller Ehemann.

Her ikinize de birlikte harika bir hayat diliyorum.

Ich wünsche euch beiden ein wundervolles Leben zusammen.

Click to see more example sentences
harika fantastisch

Hayır, hayır. Benim için harika.

Nein, für mich fantastisch.

Sen güçlü, gururlu zor yenilebilen, harika, zenci bir adamsın.

Du bist ein stolzer, kraftvoller standhafter, fantastischer schwarzer Mann.

O, harika biri.

Er ist fantastisch.

Click to see more example sentences
harika groß

Siz harika bir kadın aşığısınız, Porfiry Semyonovich.

Sie sind ein großer Frauenliebhaber, Porfirij Semjonowitsch.

Harika memişlerin var.

Richtig große Mordsdinger.

Larry harika bir ilerleme kaydediyordu.

Larry machte große Fortschritte.

Click to see more example sentences
harika cool

Harika bir şey görmek ister misin?

Willst du etwas Cooles sehen?

Hey, harika Murphy yatağı.

Hey, cooles Murphy Bett.

Bu harika olur, değil mi?

Das ist doch cool, oder?

Click to see more example sentences
harika wunderschön

Senin harika bir yüzün var.

Dein Gesicht ist wunderschön.

Elena, sen harika bir kadınsın çok güzel bir gelinsin.

Elena, du bist eine wunderbare Frau, eine wunderschöne Braut.

Harika. Bugün harika bir gün doğuşu vardı.

Super, heute gab es ein wunderschönes Polarlicht.

Click to see more example sentences
harika herrlich

Harika. Bu gece görüşürüz öyleyse.

Herrlich, dann bis heute Abend.

Ve gerçekten de harika bir kıçın var.

Und du hast wirklich einen herrlichen Hintern.

En güzel kemerli köprüleri En harika mehtaplı geceleri

Die schönsten Hängebrücken, herrliche Nächte im Mondschein,

Click to see more example sentences
harika fabelhaft

Hayır, harika bir gece geçirdim.

Nein, ich hatte einen fabelhaften Abend.

Harika bir gösteriydi!

Eine fabelhafte Vorstellung.

O kadar harika bir adam ki.

Er ist ein so fabelhafter Kerl.

Click to see more example sentences
harika Wunder

Bir duş her zaman harikalar yaratır.

Eine Dusche wirkt immer Wunder.

Bana Helen Keller diyebilirsin, çünkü harikalar yaratıyorum.

Nenn mich Helen Keller, denn ich kann Wunder bewirken.

JONAS NIGHTENGALE MUCİZELER VE HARİKALAR

JONAS NIGHTENGALE WUNDER UND SENSATIONEN

Click to see more example sentences
harika genial

Senin için harika planlarım vardı.

Ich hatte geniale Pläne für dich.

Ben de, harika olurdu.

Ich auch. Das wäre genial.

Oh, adamım, bu harika değil mi?

Oh, Mann, das ist genial, nicht?

Click to see more example sentences
harika brillant

Harika bir konuşma yazdınız.

Ihre Rede ist brillant geschrieben.

Harika bir çikarim Doktor Watson.

Brillant kombiniert, Dr. Watson.

Agatha Christie ile bir cinayetin gizemini çözmek harika.

Einen mysteriösen Mord mit Agatha Christie aufklären, brillant!

Click to see more example sentences
harika sagenhaft

Birçok parti, para. Ve harika Faberge yumurtası.

Jede Menge Partys, Geld, und ein sagenhaftes Faberge-Ei.

Yalnız bu gece, Chicago'dan harika Blues Biraderler

Nur heute Nacht, aus Chicago die sagenhaften Blues Brothers

Tamam Cyril, başka bir harika ECT tedavisi zamanı.

Okay, Cyril, Zeit für eine weitere sagenhafte E.C.T Behandlung

Click to see more example sentences
harika hervorragend

Ponyo, bu çok harika.

Ponyo Das ist hervorragend!

Evet, Beca harika olur.

Ja, Beca wäre hervorragend.

Sevgili Sam, harika resim yapıyorsun özellikle de ağaçlar ve telefon direkleri harika.

'Lieber Sam, du malst hervorragend, vor allem Bäume und Telefonmasten.