Turkish-German translations for hava:

Lüfte, Luft · Wetter · AIR · Stimmungen, Stimmung · Himmel · Druckluft · Gebaren · klima · other translations

hava Lüfte, Luft

Biraz temiz havaya ihtiyacım var.

Ich brauche etwas frische Luft.

Temiz hava almak istiyorum.

Ich möchte frische Luft spüren.

İzninizle, biraz hava almam gerek.

Entschuldigt mich. Ich brauche frische Luft.

Click to see more example sentences
hava Wetter

Bugün hava rüyalı ve güneşli, güneşli, güneşli, güneşli, güneşli bir günden sonra açılacak.

Das Wetter heute ist wundervoll, nach einem sehr, sehr, sehr sonnigen Tag wird es aufklaren.

Ben de her zaman haberler ve hava durumu için yaşadım.

Ich lebe für die Nachrichten und das Wetter.

Hava durumu için kusura bakmayın.

Für das Wetter entschuldige ich mich.

Click to see more example sentences
hava AIR

Bu sabah eski bir Hava Kuvvetleri pilotu kendi evini havaya uçurdu.

Heute Morgen hat ein ehemaliger Air Force-Pilot sein eigenes Haus in die Luft gejagt.

"Havada Yürüyen"de ona rol bulacak mısın?

Besorgst du ihr eine Rolle in "Air-Walker"?

Hava kuvvetleri, dört ve beşe.

Air Force, Positionen Vier und Fünf.

Click to see more example sentences
hava Stimmungen, Stimmung

O seni tekrar havaya sokar.

Sie bringt dich wieder in Stimmung.

Daha hızlı. Daha yeni havaya giriyorum.

Schneller, ich komme gerade in Stimmung.

Sadece havamda değilim. Benim için de zor bir gündü.

Ich bin einfach nicht in Stimmung, mein Tag war auch anstrengend.

Click to see more example sentences
hava Himmel

Hava raporu, o zamana kadar havanın açılacağını söylüyor.

Der Wetterbericht sagt bis dahin klaren himmel voraus.

Şimdi tek ihtiyacımız olan üç günlük açık hava..

Jetzt brauchen wir nur drei Tage klaren Himmel.

Eller havaya, O'Bannon!

Hände gen Himmel, O'Bannon!

Click to see more example sentences
hava Druckluft

Basınçlı hava ve safra pompasıyla suyu dışarı atabiliriz.

Mit Lenzpumpe und Druckluft Wasser außenbords drücken.

Silah basınçlı havayı kullanıyor.

Die Waffe benutzt Druckluft.

Bu basınçlı havayla çalışıyor.

Also, das arbeitet mit Druckluft.

hava Gebaren

Bir daha ki avatarın bir hava gezgini olacağını biliyordum.

Ich wusste der nächste Avatar würde im Luftvolk geboren.

Çocuğudur soğuk, karlı bir havayla Dağ yağmurunun birleşiminin

Geboren aus kalter Winterluft und der Berge Regenduft

hava klima

Benim Kahire'de giydiğim ceket bu hava için ince.

Meine Kairo-Jacke ist zu dünn für dieses Klima.