hazırlıyorlar

Bay Reese, Omar'ı sınır dışı etmek için hazırlıyorlar.

Mr. Reese, sie verladen Omar für den Abschiebung.

Adamlar barbasco hazırlıyorlar, çok güçlü bir zehir. Ayrıca hepsi siyaha boyanmış.

Die Männer bereiten Barbasco, ein starkes Gift und außerdem haben sie sich schwarz angemalt.

New York Times aradı. Sudan hikayesi hazırlıyorlar.

Die New York Times bringt eine Sudan-Story.

Orada kalıcı bir yapı hazırlıyorlar.

Man baut dort ein permanentes Schutzdach.

Bayan Hughes ve Anna evi kiraya vermek için hazırlıyorlar mı?

Also, Mrs. Hughes und Anna bereiten das Haus vor, um es zu vermieten?

Afrika grubumuz, Sangala hakkında bir özet hazırlıyorlar.

Unsere Afirka-Gruppe bereitet eine Zusammenfassung über Sangala vor.

Acilen uçaklarını havalandırdılar ve hava savunmalarını hazırlıyorlar, efendim.

Sie schicken Kampfjets los und bereiten ihre Luft-Verteidigung vor, Sir.