Turkish-German translations for hepsi:

wir · all, alle · alles · ganz · lauter · sämtlich, sämtliche, sämtliches · other translations

hepsi wir

Özür dilerim ama, sanırım hepiniz büyük bir hata yapıyorsunuz.

Entschuldigt, aber ich glaube, ihr macht einen schrecklichen Fehler.

Neden hep haklı olmak zorundayım?

Wieso muss ich immer recht haben?

Ben seni hep görüyordum.

Ich habe dich immer gesehen.

Click to see more example sentences
hepsi all, alle

Bu insanların hepsi aynı karakteristik özellikleri sergiliyor:

Diese Menschen teilen alle dieselben, grundlegenden Eigenschaften.

Belki de hepimiz çıkarsak

Vielleicht sollten wir alle

Hepimiz bir gün öleceğiz.

Wir sterben alle einmal!

Click to see more example sentences
hepsi alles

Benim bir kaderim var mı? Yoksa hepsi özgür irade mi?

Habe ich ein Schicksal oder ist alles freier Wille?

Hepsi el yapımıdır.

Ist alles Handarbeit.

Enteresan bir işçiliği var, ama hepsi bu.

Interessante Handwerksarbeit, aber das ist alles.

Click to see more example sentences
hepsi ganz

Bütün bir köy yüzlerce ev hepsi de küllerin altında gömülü.

Eine ganze Stadt, hunderte Häuser. Alle unter der Asche vergraben.

Bütün hayatın boyunca suçlulara yazmak Suçlular hakkında yazmak Hep yazmak

Ihr ganzes Leben, an Verbrechern schreiben, über Verbrecher schreiben, immer nur schreiben.

Bütün bu işler hep casuslukla falan ilgiliydi.

Die ganze Sache war richtiges Agentenzeug, verstehen Sie.

Click to see more example sentences
hepsi lauter

Jeffrey hep narsist olduğumu söyler.

Laut Jefferey bin ich Narzisst.

Ben de hepinizi çok açık bir şekilde duydum.

Ich habe euch alle laut und deutlich gehört.

Annem hep sessizlik en gürültülü şey olabilir derdi.

Meine Mutter sagte immer, Stille kann am lautesten sein.

Click to see more example sentences
hepsi sämtlich, sämtliche, sämtliches

Hepsini, her baskıyı.

Alles, sämtliche Ausgaben.