hissetmemiştim

Bunu yaparken özel hiç bir şey hissetmemiştim.

Ich habe nie etwas Besonderes dabei empfunden.

Uzun süredir hiçbir şey hissetmemiştim.

Ich hatte nichts gefühlt seit langem.

Kendimi hiç bu kadar güçlü hissetmemiştim.

Ich habe mich nie stärker gefühlt.

Hiç bundan daha canlı hissetmemiştim.

Ich hab mich nie lebendiger gefühlt.

Kendimi hiç bu kadar iyi hissetmemiştim. Şimdi New York'ta yaşıyorum.

Ich fühlte mich nie lebendiger jetzt lebe ich in New York.

İçimde çok büyük bir güç var. Daha önce hiç böyle bir şey hissetmemiştim.

Ich habe so viel Macht, so etwas habe ich noch nie zuvor gespürt.

Daha önce bir kız için hiç böyle hissetmemiştim.

Ich habe noch niemals so für ein Mädchen empfunden.

Hiç bu kadar kötü bir varlık hissetmemiştim.

Ich habe noch nie so eine bösartige Präsenz gefühlt.

Daha önce hiç böyle bir şey hissetmemiştim!

So etwas habe ich noch nie gefühlt!

Daha önce hiç böyle hissetmemiştim.

Ich habe noch nie so empfunden.