Turkish-German translations for :

ist · können · im · inneres, Innere, inner, innerer · innerhalb · intern · innerlich · nationale · Innenseite · nach innen · Lauf · other translations

ist

Sizinle tanışmak benim için çok önemli bir şey.

Sie kennenzulernen ist eine wirklich große Sache für mich.

Biz gerçekten birbirimiz için yaratılmışız.

Wir sind wirklich perfekt für einander.

Herkes birileri için önemlidir.

Jeder ist für irgendjemanden wichtig.

Click to see more example sentences
können

Tabii, ama hiçbir şey için söz veremem.

Sicher, aber ich kann nichts versprechen.

Astrid son altı ay içinde krom trioksit satın alan bir şirket bulamamış.

Astrid konnte keine Firma finden, die in den letzten sechs Monaten Chromtrioxid gekauft hat.

Oh, sen ve Frank için her zaman vakit yaratabilirim.

Oh, ich kann immer Zeit für Sie und Frank finden.

Click to see more example sentences
im

Vali Arthur, Raymond'u kabinede bir görev için düşünmeyi kabul etti.

Gouverneur Arthur hat zugestimmt, Raymond für einen Posten im Kabinett vorzuschlagen.

Lisa ve ben düğün için Aria Otel'de kalıyoruz.

Lisa und ich haben für die Hochzeit im Aria gebucht.

Senin için torpido gözüne bir pusula bıraktım.

Ich habe Ihnen einen Kompass im Handschuhfach hinterlegt.

Click to see more example sentences
inneres, Innere, inner, innerer

Ağır bir kanama geçiriyorsun?

Sie haben schwere innere Blutungen?

İçimdeki kaplan kulağıma fısıldıyor,

Meine innere Tigerin flüstert:

Kafatasının kısmındaki örümcek ağı çatlakların haritasını çıkardım.

Ich habe die Spinnennetz-Frakturen vom inneren Stirnbein des Schädels abgebildet.

Click to see more example sentences
innerhalb

Duncan'ın operasyonunun içinde bir casusa ihtiyacım var.

Ich brauche einen Spion innerhalb Duncans Operation.

Tanrı kabusun içindeki bir şaka gibi.

Gott ist ein Witz innerhalb eines Albtraums.

Muhtemelen önümüzdeki birkaç saat içinde.

Wahrscheinlich innerhalb der nächsten Stunden.

Click to see more example sentences
intern

Tabii İç İşleri'nin cinayet soruşturmasından aklanırsam.

Wenn ich eine interne Morduntersuchung überstehe.

Walsh içerde bir sorunumuz olduğunu söyledi.

Laut Walsh haben wir ein internes Problem.

Bu bir İç İşleri meselesidir.

Das ist eine interne Angelegenheit.

Click to see more example sentences
innerlich

Ama içten içe ölüyorum.

Aber innerlich sterbe ich.

İç dünyasında hâlâ çocuk.

Innerlich immer noch ein Kind.

İçten içe ölüyorsun değil mi?

Du stirbst innerlich, oder?

Click to see more example sentences
nationale

Chuck Bartowski, ulusal güvenlik için büyük bir tehdit olduğunu kanıtladı.

Chuck Bartowski hat sich als eine große Gefahr herausgestellt für die nationale Sicherheit.

Bu paket ulusal güvenlik için hayati önem taşıyor, Mike.

Das Paket ist wichtig für die nationale Sicherheit, Mike.

Lomax'ın benim için başka bir ulusal güvenlik meselesi mi var?

Lomax hat etwas für nationale Sicherheit für mich?

Click to see more example sentences
Innenseite

Hayır, bu taraf taraf oluyor.

Nein, diese Seite ist die Innenseite.

MacBride ona köşeden kuvvetli bir hızlı top yolladı.

MacBride gab ihm einen guten, harten Fastball auf der Innenseite.

nach innen

İçe dönük ve kasvetli oldu.

Nach innen gekehrt und düster.

Lauf

Benim için biraz yürü bakalım.

Lauf ein wenig für mich.