Turkish-German translations for için:

für · zu · in · wegen · weil · da · im · über · damit · denn · pro · other translations

için für

Senin için küçük bir görevim var. Küçük ama önemli bir görev.

Ich habe eine kleine Aufgabe für dich, eine kleine, aber wichtige Aufgabe.

Artık bizim için bir tehdit değil.

Sie ist keine Bedrohung mehr für uns.

Dün gece senin için dua ettim.

Ich habe letzte Nacht für Sie gebetet.

Click to see more example sentences
için zu

Ve sonra da özür dilemek için onu aradı. Bu yüzden de son aranan numara

Dann hat Sie Ihn angerufen um sich zu entschuldigen, deshalb ist die letzte gewählte Nummer

İşte bu yüzden robocinselliği yasalaştırmak için referandum önerisi sunuyoruz!

Darum führen wir diese Wählerinitiative ein, um robosexuelle Heirat zu legalisieren!

İşte ben de bu küçük sorunu çözebilmek için seni bu akşam buraya davet ettim.

Nun, um dieses kleine Problem zu lösen, hab ich Sie heute Abend eingeladen.

Click to see more example sentences
için in

Steve, Wayne Palmer son yarım saat içinde herhangi bir kontrol noktasından geçti mi?

Steve, ist Wayne Palmer in der letzten halben Stunde durch einen Checkpunkt gekommen?

Barış içinde yaşamak istiyorum.

Ich will in Frieden leben.

İçinde bir şey var, sanki küçük bir şey.

Da steckt etwas in ihm, etwas Kleines.

Click to see more example sentences
için wegen

Şüphelinin teslimini geciktirdiğiniz için hakkınızda kovuşturma açılabilir.

Sie koennten ein Disziplnarverfahren wegen Verzoegern einer Auslieferung bekommen.

Onun için geri geldim Charlie.

Ich bin wegen ihr zurück, Charlie.

Buraya Janet Cooper için geldim.

Ich bin wegen Janet Cooper hier.

Click to see more example sentences
için weil

Ben eğlence için balinaları öldürürüm.

Ich töte Waale, weil's Spaß macht.

Ve şimdi senin benim için bir şey yapman gerekiyor çünkü haklısın.

Und jetzt musst du etwas für mich tun, weil du recht hast.

Bir anne olarak onun için endişelenmiyorum çünkü o benim oğlum değil.

Meine mütterliche Fürsorge gilt nicht ihm, weil er nicht mein Sohn ist.

Click to see more example sentences
için da

Eğer içinde hiç ördek yoksa bir ördek havuzu nasıl ördek havuzu olabilir?

Wie kann ein Ententeich ein Ententeich sein, wenn da keine Enten sind?

İçinde gerçek mermiler mi var?

Sind da echte Kugeln drin?

İçinde bir şeyler kaybolmuş.

Da drin. Irgendetwas fehlt.

Click to see more example sentences
için im

Vali Arthur, Raymond'u kabinede bir görev için düşünmeyi kabul etti.

Gouverneur Arthur hat zugestimmt, Raymond für einen Posten im Kabinett vorzuschlagen.

Lisa ve ben düğün için Aria Otel'de kalıyoruz.

Lisa und ich haben für die Hochzeit im Aria gebucht.

Senin için torpido gözüne bir pusula bıraktım.

Ich habe Ihnen einen Kompass im Handschuhfach hinterlegt.

Click to see more example sentences
için über

Keşke ben de aynı şeyi Serena'ya yapılacak teklif için de diyebilseydim.

Ich wünschte, ich könnte das gleiche über Serenas bevorstehenden Antrag sagen.

Lilah'ınikiturizm dergisine aboneliği varmış. Bir de Karayipler için seyahat rehberi bulmuşlar.

Lilah abonnierte zwei Reise-Zeitschriften, und hat einen Reiseführer über die Karibik.

Herkes Valkyrie olmayanlar için yaratılmış bir çift ayakkabıdan bahsediyor.

Jeder plappert über ein Paar Schuhe, die für Nicht-Walküren gemacht wurden.

Click to see more example sentences
için damit

Ciğere daha çok oksijenli kan sağlamak için bir bölme yaratmalıyız.

Wir müssen einen Shunt anlegen, damit mehr sauerstoffreiches Blut zur Lunge gelangt.

Onu taşları cilalamak için kullanıyorum.

Damit poliere ich meine Flammenedelsteine.

Beni buraya seni öldürmem için mi çağırdın?

Du hast mich herbestellt, damit ich dich töte?

Click to see more example sentences
için denn

Çünkü bizim için çalıştığın zaman, tek müşterin bu yer olacak.

Denn wenn Sie für uns arbeiten, wird Ihr einziger Klient, dieser Ort sein,

Çalışmak bizim için onurdur.

Denn Arbeit ist unsere Ehre

Çünkü, folloş orospu, bundan sonra benim için ölüsün.

Denn von jetzt an, Schweinehure, bist du für mich gestorben.

Click to see more example sentences
için pro

Anton 'The Pro'nun ofisimi dagitmasi icin bir nedeni yoktu.

Pro Anton hatte keinen Grund Rãscoleascã in mein Büro.

Ayda bir kez, beni görmek için mi?

Nur um mich einmal pro Monat zu sehen?

Evet, adam başı bin, peşin sen ve adamın için.

Ja, tausend pro, im Voraus für dich und deinen Kerl.

Click to see more example sentences