Turkish-German translations for iğrenç:

eklig · widerlich · ekelhaft · abscheulich · schmutzig · ekelig · schrecklich · widerwärtig · abstoßend · igitt · gemein · gräßlich · fies · furchtbar · pfui · riesig · scheußlich · unappetitlich · other translations

iğrenç eklig

İki eşleşmiş hayvan, iğrenç.

Zwei gepaarte Tiere." Eklig.

Kocaman, iğrenç çıbanlar.

Große, eklige Eiterbeulen.

İğrenç, sapık Frank mi?

Der eklige, perverse Frank?

Click to see more example sentences
iğrenç widerlich

Sigara içmek iğrenç bir alışkanlıktır.

Rauchen ist eine widerliche Angewohnheit.

Kulağa iğrenç geliyor.

Klingt, ähm, widerlich.

Penis sadece iğrenç bir çıkıntı değil aynı zamanda ölümcül bir silahtır.

Der Penis ist nicht nur ein widerliches Anhängsel, sondern auch eine tödliche Waffe.

Click to see more example sentences
iğrenç ekelhaft

Bence hasta ruhlu, terbiyesiz, iğrenç bir adamsınız!

Ich finde, Sie sind ein kranker, perverser, ekelhafter Mensch.

O iğrenç birisidir!

Sie ist ekelhaft!

Sen çok iğrenç bir kızsın.

Du bist ein ekelhaftes Mädchen.

Click to see more example sentences
iğrenç abscheulich

Bu kadınlar iğrenç suçların kurbanı oldular.

Diese Frauen sind Opfer abscheulicher Verbrechen.

Seni iğrenç maymun.

Sie abscheulicher Affe.

Bu onun için bile iğrenç bir şey.

Das ist abscheulich, sogar für ihn.

Click to see more example sentences
iğrenç schmutzig

İğrenç, kokmuş, İrlandalı bir sürtük.

Eine schmutzige, stinkende, irischen Schlampe!

Obsesif bozukluğum var. Bir, iki, üç, dört, beş. Ayrıca evsiz insanların iğrenç olduğunu düşünüyorum.

Ich habe eine Zwangsneurose, eins, zwei, drei, vier, fünf, und ich finde, dass Obdachlose schmutzig sind.

Ve alttaki satır, "Kleopatra iğrenç yapar.

Und die untere Zeile "Kleopatra mag's schmutzig.

Click to see more example sentences
iğrenç ekelig

Birkaç tane kırılmış kaburgayla kocaman, iğrenç bir morluk.

Ein paar gebrochene Rippen und ein riesiger, ekeliger Bluterguss.

Ama, bu da yeterince iğrenç.

Aber das ist ekelig genug.

Ayrıca iğrenç bir çocuk.

Außerdem ist er ekelig.

Click to see more example sentences
iğrenç schrecklich

Burası iğrenç bir yer.

Dieser Ort ist schrecklich.

Ne kadar iğrenç olursa olsun.

Egal wie schrecklich sie ist?

Yünlü paçoz paltosu iğrenç.

Der Pennermantel ist schrecklich.

Click to see more example sentences
iğrenç widerwärtig

Yani, iğrenç davranışına rağmen

Trotz ihres widerwärtigen Verhaltens.

Kimse bu kadar iğrenç olamaz.

Niemand ist so widerwärtig.

Bir adam böyle iğrenç bir yaratığı nasıl sevebilir?

Wie kann ein Mann nur eine solch widerwärtige Kreatur lieben?

Click to see more example sentences
iğrenç abstoßend

Bütün bu yaşananlar iğrenç.

Die ganze Sache ist abstoßend.

Olamaz, bu gerçekten iğrenç.

Das ist wirklich abstoßend.

İşte doğru kelime. İğrenç.

Das ist das Wort, abstoßend!

iğrenç igitt

Burada da, çok iğrenç!

Und hier auch, igitt!

Aman Tanrım, bu iğrenç.

Igitt, ist das eklig.

Lynda Carter ve geriye kalan tüm insanlık adına iğrenç.

Im Namen von Lynda Carter und der Rest der Menschheit Igitt!

iğrenç gemein

İlk tablomuzun konusu, dünyadaki en iğrenç, en şer, en vahşi iblisin ta kendisi.

Das Thema unseres ersten GemäIdes ist die böseste, gemeinste teufIischste PIage der WeIt.

Oh, aşağılık ve iğrenç

So gemein und ekelhaft.

iğrenç gräßlich

Kulağa iğrenç geliyor biliyorum ama

Es ist gräßlich, ich weiß, aber

Aynı zamanda iğrenç de görünüyorlar.

Und gräßlich sind sie auch nocho.

iğrenç fies

İşte bu yüzden iğrenç olduğumu düşünüyorum bazen.

Deshalb denke ich manchmal, ich bin wirklich fies.

iğrenç furchtbar

Bu çok iğrenç bir kelime.

Das ist ein furchtbares Wort!

iğrenç pfui

İğrenç ama tamam.

Pfui, aber okay!

iğrenç riesig

Birkaç tane kırılmış kaburgayla kocaman, iğrenç bir morluk.

Ein paar gebrochene Rippen und ein riesiger, ekeliger Bluterguss.

iğrenç scheußlich

Çirkin, iğrenç canavarların bile.

Sogar die scheußlichen, ekligen Ungeheuer.

iğrenç unappetitlich

Şimdi, gerçekten iğrenç kısmı geliyor.

Jetzt kommt der unappetitliche Teil.