işletiyordu

Yaşlı homoseksüeller için bir randevu bürosu işletiyordu.

Er hatte eine Dating-Vermittlung für ältere Homosexuelle.

Dobson, bir araba parçalama dükkanı işletiyordu.

Dobson hat aus einer Autowerkstatt heraus agiert.

Alabama'da bir savaş kampı işletiyordu.

Hatte ein Kriegscamp in Alabama.