ihtiyacım

Dufot'un konuşmasını örnekliyorum, ama hâlâ bir kaç sese daha ihtiyacım var.

Ich hab Dufort's Stimme abgetastet, aber ich brauche noch ein paar Geräusche.

Burada acil tıbbi bir durum var. Acilen yardıma ihtiyacım var!

Ich habe einen medizinischen Notfall hier, ich brauche sofort Hilfe!

Ben bir avukata ihtiyacım yok. Ben yanlış bir şey yapmadım.

Ich brauche keinen Anwalt, ich habe nichts falsch gemacht.

Tamam, bir fikrim var, ama yardımına ihtiyacım var,

Ich habe eine Idee, aber dazu brauche ich Ihre Hilfe.

Hemostatik aletlere, epinefrine, morfine ihtiyacım var.

Ich brauche Arterien-Verbände, Epinephrin, Morphin.

Plastik bir bileziğe ihtiyacım yok. Ama şu kimliği kullanabilirim.

Ich brauche kein Plastikarmband, aber ich könnte diesen Ausweis gebrauchen.

Ama senin gibi birine ihtiyacımız var.

Aber wir brauchen jemanden wie dich.

Bu zenci cumhuriyetçi sendika dağıtıcısının enerjisine ihtiyacı var.

Dieser schwarze, republikanische Gewerkschaftsbursche braucht etwas Energie.

Sağ ol ama yardıma ihtiyacım yok.

Danke, aber ich brauche keine Hilfe.

Sanırım, ama bir miktar daha nano sondalardan ihtiyacım olacak.

Ich glaube schon, aber dafür brauche ich noch eine Dosis Borg-Nanosonden.