inat

Çok inatçı sevimli küçük bir kız.

Ein sehr stures kleines Mädchen.

İnsanlar bencil, mantıksız, inatçı, kötü niyetli olabilir.

Menschen können egoistisch, irrational, stur, böswillig sein.

Sen çok inatçı bir adamsın!

Sie sind ein sturer Mensch.

Dediğim gibi o çok inatçı bir kadın.

Wie ich sagte, sie ist sehr stur.

Bir Klingon gibi inatçı.

Stur wie eine Klingonin.

İnatçı, olgunlaşmamış ve hâlâ tam bir baş belası.

Stur, unreif immer noch eine gewaltige Nervensäge.

İnatçı bir canavar bizimki.

Sie ist ein stures Biest.

Benim inatçı küçük yeğenim.

Meine zähe, kleine Nichte.

Seni inatçı, kalın kafalı Vulcanlı!

Sie sturer, dickköpfiger Vulkanier!

İnatçı, aptal çocuk.

Dickköpfiges, dummes Kind.