Turkish-German translations for insan:

Menschen, Mensch · Leute · menschlich · Mann · man · Menschheit · Mitmenschen, Mitmensch · other translations

insan Menschen, Mensch

Sıcak, sevecen, şefkatli bir insan olmak istiyorum.

Ich möchte ein herzlicher, zärtlicher, liebevoller Mensch sein.

Gerçekten milyarlarca insan ölecek mi?

Werden wirklich Milliarden Menschen sterben?

Bir çok insanı kurtaracak.

Eine Menge Menschen retten wird.

Click to see more example sentences
insan Leute

Bizim insanlara bir kemik atmalısınız yoksa onları sonsuza dek kaybedeceksiniz.

Sie müssen unseren Leuten einen Knochen zuwerfen, sonst könnten Sie sie entgültig verlieren.

İnsanlar sürekli ölüyor.

Leute sterben ständig.

Buradaki üyelerimiz güçlü insanlar.

Unsere Mitglieder sind mächtige Leute.

Click to see more example sentences
insan menschlich

Onu gerçekten dondurduk tıpkı bir insan artığıymışçasına.

Wir haben ihn wirklich eingefroren, wie ein menschliches Überbleibsel.

Bir insan çocuğu.

Ein menschliches Kind.

Fosil karbonu alma yeteneği ve insan büyümesine dönüştürme.

Wir können fossilen Kohlenstoff in menschliche Biomasse verwandeln.

Click to see more example sentences
insan Mann

Bu insanlar şehre bıkmadan hizmet ettiler.

Diese Männer haben ihrer Stadt unermüdlich gedient.

Yüzlerce insan Erkekler, kadınlar, çocuklar Ölmüşlerdi.

Hunderte von Menschen, Männer, Frauen, Kinder getötet.

Jimmy Brennan gibi insanların.

Von Männern wie Jimmy Brennan.

Click to see more example sentences
insan man

İnsanlar derki "bir at gibi asılı." Ben bir at yarağı istiyorum

Man sagt "behangen wie ein Pferd". Ich will einen Pferdeschwanz.

İnsan nasıl dublör olabilir, Dublör Mike?

Wie wird man eigentlich Stuntman, Stuntman Mike?

Ya insanlardan özür beklersin. Ya da onları vurursun.

Entweder leistet man Abbitte, oder man erschießt einen.

Click to see more example sentences
insan Menschheit

Bu bir insan için küçük bir adım ancak insanlık için atılan dev bir adım.

Ein kleiner Schritt für einen Menschen, aber ein großer Sprung für die Menschheit.

Bunun insanlık için ne kadar büyük bir tehdit olduğunu biliyor musun?

Wissen Sie, was die größte Bedrohung für die Menschheit ist?

Sadece kadınları değil tüm insanlığı aşağılayan bir şey bu Nick.

Das ist nicht nur für Frauen erniedrigend, sondern für die ganze Menschheit, Nick.

Click to see more example sentences
insan Mitmenschen, Mitmensch

Senin ve etrafındaki insanların güvenliğin için Nomi.

Um Sie zu schützen, Nomi, Sie und Ihre Mitmenschen.

Bir yoldaş, bir yurttaş, bir insan sizin yardımınızı bekliyor!

Ein Genosse, ein Bürger ein Mitmensch bittet Sie um unsere Aufmerksamkeit!