Turkish-German translations for izlemek:

beobachten · sehen · überwachen · zusehen · verfolgen · gucken · Fernsehen · Folgen · ansehen · befolgen · Spuren · other translations

izlemek beobachten

Biri beni izliyor.

Jemand beobachtet mich.

Bizi izliyor, bizi dinliyor.

Sie beobachtet uns, hört uns.

Sizi izliyor olacağız.

Sie werden beobachtet.

Click to see more example sentences
izlemek sehen

Siz mi? İzlemek mi?

Ihr ihr wollt ihn sehen?

Ben A Projesi'nin devamını izlemek istiyorum!

Ich will aber "Der Superfighter" sehen.

Juliet, şu an film izlemek istemiyorum.

Juliet, ich will jetzt keinen Film sehen.

Click to see more example sentences
izlemek überwachen

Gözlüklü, başka biri daha bu adamı izliyor.

Brilli, noch jemand überwacht diesen Kerl.

Birisi bizim her hareketimizi izliyor.

Irgendjemand überwacht jede unserer Bewegungen.

Onlar sürekli bizi izliyor.

Sie überwachen uns pausenlos.

Click to see more example sentences
izlemek zusehen

Bir sürü insan izleyecek.

Eine Menge Leute werden zusehen.

İzlemek ister misiniz?

Wollt ihr zusehen?

Bu kez herkes izleyecek Sal.

Dieses Mal müssen alle zusehen, Sal.

Click to see more example sentences
izlemek verfolgen

Sanırım biri beni izliyor.

Ich glaube, jemand verfolgt mich.

Kim? Kim sizi izliyor?

Wer sollte Sie verfolgen?

Julie Gianni beni izliyor.

Julie Gianni verfolgt mich.

Click to see more example sentences
izlemek gucken

Şimdi de çizgi film izleyebilir miyiz?

Können wir jetzt Cartoons gucken?

Hayır, bir şey izlemek istemiyorum.

Nein. Nein, ich will Garnichts gucken.

Sana bakıyordu, seni izliyordu.

Er guckte hindurch, beobachtete dich.

Click to see more example sentences
izlemek Fernsehen

TV izlemek istiyorum.

Ich will fernsehen!

Televizyon izlemek ister misin?

Willst du etwas fernsehen?

Televizyon izleyen herkes fitili nasıl yavaşlatacağını bilir.

Jeder, der fernsieht, weiß wie man den Zünder drosselt.

Click to see more example sentences
izlemek Folgen

Binbaşı Brandt? Uçuş Subayı Froedl. Lütfen beni izleyin.

Herr Major Brandt, Oberleutnant Frödl, bitte Folgen Sie mir.

Sayın Başkan Yardımcısı, lütfen beni izleyin.

Herr Vizepräsident, würden Sie mir bitte folgen?

Büyük bilinmeze yöneldik, ama oraya ulaşmak için, turistilerin izlediği yolu izlemeliyiz.

Wir fuhren ins Ungewisse. Aber um dorthin zu gelangen, mussten wir dem Normaltouristenpfad folgen.

Click to see more example sentences
izlemek ansehen

Bir video izlemek ister misin?

Willst du ein Video ansehen?

Anita Dust'ı izlemek beni rahatlatıyor.

Es entspannt mich, Anita Dust anzusehen.

Vekil Mason. Biz de bir video izlemek üzereydik.

Minister Mason, wir wollten gerade ein Video ansehen.

Click to see more example sentences
izlemek befolgen

Planı harfi harfine izlediler!

Sie befolgten ihn genauestens!

izlemek Spuren

Yüzbaşı Thorson'ın yolunu izleyerek.

Ich folgte Lieutenant Thorsons Spur.