kırdı

Kafkaslı. Erkek. Boynu kırılmış, arka kaburgaları kırılmış kafatası ve bacakları da.

Kaukasisch, männlich, zerquetschte Luftröhre, gebrochene Rippen, Wirbelsäule, Schädel, Beine.

Başka bir hayal kırıklığı,başka bir umut kırılması,başka bir baba

Eine weitere Enttäuschung. Ein weiterer Verlust, ein neuer Vater.

Altı kaburgası kırılmış, akciğeri delik.

Sechs gebrochene Rippen, punktierte Lunge.

Yolunu şaşırmış zavallı bir kızılgerdan camı kırmış.

Ein missgeleitetes Rotkehlchen zerbrach eine Fensterscheibe.

Eğilmez. Bükülmez. Kırılmaz.

Ungebeugt, ungebogen, ungebrochen.

Kırılmış sazlıklar, zayıf ruhlar.

Geknicktes Schilf, geknickte Seelen.

Bir şey kırmak istiyorum.

Ich möchte etwas zerbrechen.

Senin kırılmış ruhunu bir kere kaybettim.

Ich habe deine gebrochene Seele einmal verloren.

Kırılmış bir gaz hattımız var!

Wir haben eine kaputte Gasleitung!

Buradaki süreçler büyük bir gözenek tarafından kırılmış.

Diese Fortsätze sind beim großen Hinterhauptloch abgebrochen. Hier.