kırmışım

Önce iki biblonu kıracağım.

Ich zerschlage zuerst zwei Figuren.

Bir kanat payandasını kırdım.

Ein Flügelträger ist gebrochen.

Sakinlik rekorumu kırdım zaten.

Meine Machogrenze habe ich erreicht.

Ne kadar çok kalp kırmışım biliyor musun?

Weißt du wie viele Herze ich gebrochen habe?

Ama ben Lavinia'nın kalbini kırdım ve öldü.

Aber ich habe Lavinias Herz gebrochen, und sie starb.

Bugün bir sürü şey kırdım. En azından bu kadarını yapayım.

Ich habe heute eine Menge zerbrochen, das ist das Mindeste.

Ondan bir ay sonra da adamın boynunu bir duş rafıyla kırdım.

Einen Monat später brach ich ihm mit einem Duschregal das Genick.

O bölümün şifresini kırdım ve muhbirlerin listesini indirdim.

Ich hab das Passwort geknackt und hab so Mitarbeiterlisten runtergeladen.

Bana Crowley'in kafasını verirsen hızlı ve temiz bir şekilde boynunu kırarım.

Du gibst mir Crowleys Kopf und ich breche dir dein Genick schnell und sauber.

Seni bebek parmaklarını kırar gibi, kıracaklar.

Die werden dich wie Baby-Finger knacken.