Turkish-German translations for kızgın:

sauer · wütend · böse · zornig · verärgert · ärgerlich · other translations

kızgın sauer

Sana kızgın değilim ama bu yüzden benim için zor oluyor işte.

Ich bin nicht sauer auf dich, aber deswegen ist es so schwer für mich.

Kızgın değilim, tamam mı?

Ich bin nicht sauer, okay?

Canım, kızgın değilim, tamam mı?

Schatz, ich bin nicht sauer, okay?

Click to see more example sentences
kızgın wütend

Bazen ben bile kızgın oluyorum.

Manchmal werde selbst ich wütend.

Dişi olmayan kızgın Kanadalılar.

Wütend Kanadier ohne Zähne.

Neden bu kadar kızgın?

Wieso ist er so wütend?

Click to see more example sentences
kızgın böse

O yüzden mi kızgınsın?

Sind Sie deshalb böse?

Papa çok kızgın.

Papa ist böse.

Belki de bu yüzden bana kızgınsın.

Vielleicht bist du deshalb böse auf mich.

Click to see more example sentences
kızgın zornig

Kızgın olan Tanrı.

Gott ist zornig.

Kızgın. Kızgın genç bir adam.

Ein zorniger, zorniger junger Mann.

Aynı Rus madencileri gibi, sadece daha küçük, kızgın ve zayıf.

Wie russische Grubenarbeiter, nur kleiner, zorniger und schwächer.

Click to see more example sentences
kızgın verärgert

Geri dönecek ve kızgın olacak ama şimdi beş dakikan var.

Er wird zurückkommen und verärgert sein aber du hast deine fünf Minuten.

Kızgın olduğum bir şey hakkında.

Etwas, worüber ich verärgert bin.

Kızgın olduğunu da biliyorum. Ve dürüst olmak gerekirse, ben de şu anda seninle mutlu değilim.

Du bist verärgert, und ehrlich gesagt bin ich momentan auch nicht zufrieden mit dir.

Click to see more example sentences
kızgın ärgerlich

Onu hiç bu kadar kızgın görmemiştim.

Ich habe ihn nie ärgerlicher gesehen.