Turkish-German translations for kaçmak:

entkommen · fliehen · weglaufen · entgehen · davonlaufen · ausbrechen · flüchten · entfliehen · entwischen · ausreißen · ausrücken · durchbrennen · other translations

kaçmak entkommen

Hiçbir şey o ufuktan kaçamaz.

Nichts entkommt diesem Horizont.

Kaç kişi kaçabildi?

Wie viele entkamen?

Kimse Gold'dan kaçamaz.

Keiner entkommt Gold.

Click to see more example sentences
kaçmak fliehen

Bir kahraman asla kaçmaz.

Ein Held flieht niemals.

Bir görgü tanığı bu adamı polis takibinden kaçarken görmüş.

Der Zeuge sah wie der Kerl geflohen ist, bei der Polizeiverfolgung.

İki gün önce bu adam, Erik Lehnsherr Pentagon'daki maksimum güvenlik hapishanesinden kaçtı.

Vor zwei Tagen ist er, Erik Lehnsherr, aus dem Hochsicherheitstrakt im Pentagon geflohen.

Click to see more example sentences
kaçmak weglaufen

Artık kaçmak yok.

Kein Weglaufen mehr.

Neden kaçtın? Sen FBI'sın.

Warum sind Sie weggelaufen?

Ben geri dönmek, kaplan kaçmak.

Ich zurückgehen, Amba weglaufen.

Click to see more example sentences
kaçmak entgehen

Hiçbir dolandırıcı gözümden kaçmaz.

Kein Betrüger entgeht meiner Entlarvung.

Büyükannemden hiçbir şey kaçmaz.

Meiner Großmutter entgeht nichts.

Takip sistemlerinden kaçmak ve yakıt ikmal noktanızı bulmak.

Den Verfolgern entgehen und lhren Auftankpunkt finden.

Click to see more example sentences
kaçmak davonlaufen

Ama hiç kimse Hiç kimse öyle bir patlamadan kaçamazdı.

Aber keiner keiner kann einer Explosion wie dieser davonlaufen.

Ve sen yine kaçmak istiyorsun.

Jetzt willst du wieder davonlaufen.

Birisinden kaçıyor olsaydı sizce Betty nereye giderdi?

Wenn Betty davonliefe, wohin würde sie gehen?

Click to see more example sentences
kaçmak ausbrechen

Hapisten kaçmış bir mahkum varmış.

Ein Gefangener ist ausgebrochen.

Ellidi geçen gece hapisten kaçmış. Ve sana çok kızgınmış.

Elliði ist letzte Nacht ausgebrochen, und er ist stinkig auf dich.

Bubber Reeves hapisten kaçmış.

Bubber Reeves ist ausgebrochen.

Click to see more example sentences
kaçmak flüchten

Ne kadar hızlı kaçabilirsiniz?

Wie schnell könnt ihr flüchten?

Evet, Bayard'ı kaçarken gördüm ve Takip etmek için arabayı döndürdüm.

Ja, ich sah Bayard flüchten und wendete den Wagen um die Verfolgung aufzunehmen.

Yardım et, kaçış için.

Hilf mir zu flüchten.

Click to see more example sentences
kaçmak entfliehen

Ben de kaçmak istiyorum.

Ich möchte ihr entfliehen.

Michael Scofield. Bir hafta önce Fox River Cezaevi'nden kaçmıştı.

Michael Scofield entfloh vor einer Woche aus dem Fox River Gefängnis.

Hedefimiz elimizden kaçtı ve

Unser Opfer entfloh und

Click to see more example sentences
kaçmak entwischen

Jason Bourne kaçtı, öyle değil mi?

Jason Bourne ist entwischt, oder?

Adam hamile olduğunu söylüyor ve siz kaçmasına izin mi veriyorsunuz?

Er sagt, er sei schwanger, und Sie lassen ihn entwischen?

Tony, kaçmasına izin verdi.

Tony hat ihn entwischen lassen.

Click to see more example sentences
kaçmak ausreißen

Neden ben taşındıktan sonra beni ziyaret etmek için evden kaçtın?

Warum bist du ausgerissen, um mich zu besuchen, nachdem ich weggezogen war?

kaçmak ausrücken

Yaklaşık bir yıl önce kaçmış.

Ist vor einem Jahr ausgerückt.

kaçmak durchbrennen

Adilyn ve Wade birlikte kaçtılar.

Adilyn und Wade sind durchgebrannt.