Turkish-German translations for kabuk:

Muschel · Schal, Schale, Schalen · Hülle · Rind, Rinde · Erdkruste · Häute · Krusten, Kruste · other translations

kabuk Muschel

Deniz kabukları ve bir denizatı istedim.

Ich wollte Muscheln und ein Seepferd.

Eğer burası bir zamanlar denizse, neden hiç deniz kabukları yok?

Wenn hier ein Meer war, warum gibt es keine Muscheln?

Lottie, bu kabuğun bacakları var!

Lottie, die Muscheln haben Beine!

Click to see more example sentences
kabuk Schal, Schale, Schalen

Çünkü senin ilgisiz kabuğun altında yüreğin çok duygusal.

Weil Sie unter lhrer zynischen Schale sentimental sind.

Portakalları ince ince dilimle ve kabuğunu rendele.

Schneide Orangen in feine Scheibchen und raspele die Schale.

İlk önce yıka sonra kabuğunu soyarsın.

Zuerst waschen und dann die Schale abschaben.

Click to see more example sentences
kabuk Hülle

Boş bir kabuk.

Eine leere Hülle.

Bu sadece bir kabuk.

Es ist nur die Hülle.

Göktaşının bir dış kabuğu var, içi boş.

Der Asteroid hat eine äußere Hülle, die hohl ist.

Click to see more example sentences
kabuk Rind, Rinde

Lisa için light sandiviç, ekmeğin kabuğu soyulacak.

Fettarme Mayo für Lisa, Rinde wegschneiden.

Hayır, bu ağaç kabuğu.

Nein, das ist Rinde.

Kabuk ya da kum değil mi?

Nicht Rinde, Sand oder sonstwas?

kabuk Erdkruste

Yer kabuğunu parçalarmış.

Aufreißen der Erdkruste.

Tektonik harekette toprak kabuğu oynar.

Tektonische" Platten bewegen die Erdkruste.

Yer kabuğu hızla dengesizleşiyor.

Die Erdkruste wird instabil.

kabuk Häute

Mantar sapı ve kabuğu, soğan, kereviz.

Pilzstiele und häute, Zwiebeln und Sellerie.

kabuk Krusten, Kruste

'En croute' un anlamı 'kabukta' demek.

Oh, "En Croute" bedeutet in einer Kruste.