Turkish-German translations for kadar:

wie · bis · viel · genug · genauso · wieviel · etwa · bis zu · ungefähr · herum · rund · annähernd · other translations

kadar wie

Bir ışınlayıcı iz analizi de, gerçekte ne kadar zaman geçtiğini gösterebilir.

Eine Transporterspurenanalyse könnte auch zeigen, wie viel Zeit wirklich vergangen ist.

Ne kadar çabuk burada olursun?

Wie schnell können Sie hier sein?

Ne kadar yüksek?

Wie viel höher?

Click to see more example sentences
kadar bis

Bu enkaz tarlasının her bir inçkaresini bir kanıt bulana kadar arayacağız.

Wir werden jeden Quadratzoll dieses Trümmerfeldes absuchen, bis wir einen Anhaltspunkt finden.

Yarına kadar ziyaretçi yok.

Keine Besucher bis morgen.

Bill yalanımı anlayana kadar.

Bis Bill meine Tarnungen überprüft.

Click to see more example sentences
kadar viel

Bir ışınlayıcı iz analizi de, gerçekte ne kadar zaman geçtiğini gösterebilir.

Eine Transporterspurenanalyse könnte auch zeigen, wie viel Zeit wirklich vergangen ist.

Size ne kadar borçluyum?

Wie viel schulde ich?

Bir kadın nasıl bu kadar tecrübesi ile bu kadar genç görünebilir.

Wie kann eine Frau mit so viel Arbeitserfahrung so jung aussehen?

Click to see more example sentences
kadar genug

Bir ay için yeteri kadar var.

Ich hab genug für einen Monat.

Simit yapabilecek kadar geniş bir tost makinesi.

Ein Toaster, der breit genug für Bagels ist.

Bu kadarı yeterli Bayan Dunbar.

Es ist genug, Ms. Dunbar.

Click to see more example sentences
kadar genauso

Senin kadar ben de onu öldürmek istiyorum.

Ich möchte ihn genauso sehr töten wie Sie.

Onlar da Dünya'ya en az sizin kadar sadık.

Sie sind der Erde genauso IoyaI ergeben wie Sie.

Ben de en az onun kadar kuruntuluyum.

Ich bin genauso wahnhaft wie er.

Click to see more example sentences
kadar wieviel

Daha ne kadar lazım olduğunu kim biliyor?

Wer weiß, wieviel wir noch brauchen?

Ne kadar para yetecek?

Wieviel Geld ist genug?

Ağırlıkları ne kadar?

Wieviel wiegen sie?

Click to see more example sentences
kadar etwa

Altı, yedi dakika kadar.

Etwa sechs oder sieben Minuten.

Bir hafta kadar sanırım.

Etwa eine Woche, denke ich.

Altı tabur kadar.

Etwa sechs Kohorten.

Click to see more example sentences
kadar bis zu

Hepsine boşverip, Dupar'a gidelim ve boğulana kadar pankek yiyelim, ne dersin?

Lass uns unsere Diät vergessen,zu "Dupar's" gehen und bis zum Erbrechen Pfannekuchen essen, hmm?

Üç metre yarıçaplık alanda on santim derinliğe kadar silt örneği topla.

Nehm Schlickproben in drei Metern Radius bis zu einer Tiefe von zehn Zentimetern.

Evet ve onu kovmak için yarına kadar zamanım var.

Ja, und ich habe bis morgen Zeit, um ihn zu feuern.

Click to see more example sentences
kadar ungefähr

Bir saat kadar bekle.

Warte ungefähr eine Stunde.

Bir düzine kadar.

Ungefähr ein Dutzend.

Üç dakika kadar sonra.

In ungefähr drei Minuten.

Click to see more example sentences
kadar herum

Yarım bok kadar sürüklendim.

Um den halben Häuserblock herum.

Neden bu kadar huzursuzsun?

Warum zappeln Sie so herum?

Bu kadar şirinlik yeter.

Ich schlumpfe nicht mehr herum.

kadar rund

Gözlerin ne kadar mavi ve yuvarlak.

Deine Augen sind so blau und rund.

Kafam o kadar yuvarlak mı?

Ist mein Kopf so rund?

kadar annähernd

Ama, elbette, yeteri kadar değil.

Aber natürlich nicht annähernd genug.