kapağı

Kalın kapaklı, karton kapaklı, romanlar, kitaplar.

Bücher. Hartbände, Taschenbücher, Romane Bücher.

Efendim. Yabancı gemiler silah kapaklarını açtılar.

Außerirdische Schiffe haben Kanonenluken geöffnet.

Patlayıcılı kapaklar on yıldır savaş uçaklarında kullanılıyor.

Jagdflugzeuge haben seit zehn Jahren Sprengbolzen.

Bütün silah kapaklarını açtılar.

Sie haben alle Kanonenluken geöffnet.

Geniş hücreler, sabun, tuvalet kapakları

Geräumigere Zellen, Seife, Klodeckel

Yuva kapakları açılıyor.

Brutplatzklappen öffnet sich.

Ambar kapaklarını kaynakla kapattık.

Alle Durchgangsluken sind zugeschweißt.

Sağ göz kapağı feçli ve kapanmıyor.

Sein rechtes Augenlid ist gelähmt.

Göz kapaklarının ardında.

Hinter deinen Augenliedern.

Aslında aptal bir fahişe ama her tencerenin kapağı vardır.

Sie ist eine dumme Schlampe, aber jedem Topf seinen Deckel.