Turkish-German translations for kararsız:

instabil · unentschlossen · wankelmütig · other translations

kararsız instabil

Naqahdah'nın kararsız bir çeşidini bulunduran bir cihaz vardı.

Ein Gerät enthielt eine instabile radioaktive Naqahdah-Variante.

Kararsız bir madde.

Sie ist instabil.

Kristaller, oluşan bir solucan deliğinin kararsız girdabında yokolmuşlar.

Der instabile Wirbel des entstehenden Wurmlochs reinigt die Kristalle.

Click to see more example sentences
kararsız unentschlossen

Lindsey henüz kararını vermedi.

Lindsey ist noch unentschlossen.

Demek Conrad kararsız olanları yönlendirmek için Paul'un tatlı dilini kullanmış.

Also hat Conrad Pauls Silberzunge benutzt, um die Unentschlossenen zu überreden?

kararsız wankelmütig

Daniel kararsız bir çocuktur, Emily.

Daniel ist ein wankelmütiger Junge.