kardan

Hayır, hayır kararına bulut düşürme.

Nein, nein, nein. Kein Vernebeln.

Buradaki bütün personel kararlarını ben veririm.

Ich treffe hier alle Personalentscheidungen.

Hayır, onun hortumu karıştı.

Nein, sein Rettungsseil riss.

Daha önce hiç kararsız kalmamıştın.

Sie haben bisher nie gezögert.

Burada karman çorman olduk!

Wir sind hier drinnen vermixt!

Ama eski karın tam bir narkotik ya.

Aber deine Exfrau ist eine Drogenfahnderin.

Hayır! Kararını hemen şimdi vereceksin.

Nein, entscheide dich jetzt sofort.

Neden kocan dolandırıcılara karıştı?

Warum wurde Ihr Ehemann abtrünnig?

Akut karın hazımsızlığı.

Akute abdominale Dyspepsie.

Temyiz mahkemesi kararını duydum.

Ich habe vom Berufungsgericht gehört.