Turkish-German translations for kaynak:

Quelle · Ressource · quellen · Mittel · Ursprung · Herkunft · Brunnen · Netzteil · Schweiß · schweißen · other translations

kaynak Quelle

Kaptan, sıradışı bir okuma alıyorum, görünmeyen bir kaynaktan gelen nötrino salımı.

Empfange eine ungewöhnliche Anzeige. Eine Neutrinoemission ohne erkennbare Quelle.

Kutsal ve şifalı altının kaynağı.

Eine heilige Quelle heilenden Goldes.

Yeni bir güç kaynağı mı?

Eine neue Quelle der Macht?!

Click to see more example sentences
kaynak Ressource

Latnok'un sınırsız kaynakları olduğunu sanıyordum.

Ich dachte, Latnok hätte unbegrenzte Ressourcen.

Nikita bir kaynak değil.

Nikita ist keine Ressource.

Zamanınızı ve tıbbi kaynakları boşa harcıyorsunuz.

Wobei Sie Zeit und medizinische Ressourcen verschwenden.

Click to see more example sentences
kaynak quellen

Bilgisayar, serbest tritanyum kaynaklarını bul.

Computer, lokalisiere alle unabhängigen Tritanium-Quellen.

Güvenilir kaynaklara ihtiyacim var.

Ich brauche verlässliche Quellen.

Bu arada, kaynaklarım bana buraya iki askeri helikopterin indiğini söylediler.

In der Zwischenzeit sind laut meiner Quellen zwei Militärhubschrauber hier gelandet.

Click to see more example sentences
kaynak Mittel

Kaynaklar, bilgiler, erişim.

Mittel, Informationen, Zugang.

Elimizde hiçbir kaynak yok, John.

Wir haben keine Mittel, John.

Sizi temin ederim ki Bayan Bryant şirketin tüm kaynakları emrinizde olacaktır.

Ich versichere es Ihnen, Mrs. Bryant. Die Kanzlei wird für Sie alle Mittel aufwenden.

Click to see more example sentences
kaynak Ursprung

Bilgisayar, iletişim sinyalinin kaynağını tanımla.

Computer, Ursprung dieses Signals identifizieren.

Çok insani bir kaynaktan geliyor.

Einen sehr menschlichen Ursprung.

Bilgisayar, vektör analizini kullanarak bu gölgenin kaynağını tanımla.

Computer, den Ursprung des Schattens mit Vektoranalysen identifizieren.

Click to see more example sentences
kaynak Herkunft

Kaynağı bilinmeyen bir nesne.

Ein Objekt unbekannter Herkunft.

Kaynağı bilinmeyen bir virüs.

Ein Virus unbekannter Herkunft.

Kaynağı Dünya gezegeni.

Herkunft, Planet Erde.

kaynak Brunnen

Chester's Mill'in altında kaynak suları var.

Es gibt artesische Brunnen unter Chester's Mill.

Kuru bir kaynak sayılırsınız Bayan Crowder.

Der Brunnen war ziemlich trocken, Ms. Crowder.

kaynak Netzteil

Ve güç kaynağı.

Und das Netzteil.

kaynak Schweiß

Rusların yaptığı kaynaklar Dünya'nın en sağlam kaynaklarıdır.

Russische Schweiß-Arbeit ist die beste Schweißung der Welt.

kaynak schweißen

Bunun kaynak olmasi lazim.

Das muss geschweißt werden.