Turkish-German translations for konuşma:

Rede · Gespräche, Gespräch · reden · sprechen · Unterhaltung · Ansprache · Sprache · Vortrage, Vortrag · Dialog · Konversationen, Konversation · Plaudereien, Plauderei · Unterredungen · other translations

konuşma Rede

Çok önemli bir konuşma.

Eine sehr wichtige Rede.

Harika bir konuşma yazdınız.

Ihre Rede ist brillant geschrieben.

Çok dokunaklı bir konuşma, Q.

Eine sehr ergreifende Rede, Q.

Click to see more example sentences
konuşma Gespräche, Gespräch

Bu yüzden şu an bu konuşmayı yapıyoruz.

Deswegen werden wir jetzt dieses Gespräch führen.

Bu konuşma burada bitmiştir.

Dieses Gespräch ist beendet.

Bu konuşmaları neden yapıyoruz?

Warum führen wir diese Gespräche?

Click to see more example sentences
konuşma reden

Sen, konuşmaya devam et.

Sie, reden Sie weiter.

Az konuşma, daha çok çalma.

Weniger reden, mehr stehlen.

O zaman belki de bu konuyu konuşmaya başlasak iyi olur.

Nun, dann Vielleicht sollten wir Wir sollten darüber reden.

Click to see more example sentences
konuşma sprechen

Manny konuşmaya başladığından beri beni ihbar ediyor.

Manny denunziert mich, seit er sprechen kann.

Onunla konuşmaya devam et.

Sprechen Sie weiter mit ihr!

Darby Reese ve oğlunuz hakkında konuşmaya geldim.

Ich möchte über Darby Reese und lhren Sohn sprechen.

Click to see more example sentences
konuşma Unterhaltung

Bu konuşmayı daha önce yaptık.

Diese Unterhaltung hatten wir bereits.

Don, ciddi bir konuşma yapmamız lazım.

Don, wir müssen eine ernste Unterhaltung führen.

Nasıl bir konuşmayı kaydedeceksin.

Wie du eine Unterhaltung aufnimmst.

Click to see more example sentences
konuşma Ansprache

Çok asil bir konuşma.

Eine sehr edle Ansprache.

Ve ben bu mükemmel konuşmayı hazırlamıştım.

Und ich hatte diese wunderbare Ansprache vorbereitet.

Uzun bir konuşma.

Eine lange Ansprache.

Click to see more example sentences
konuşma Sprache

Kyle, konuşmalar, lütfen.

Kyle, Sprache, bitte.

Resmi konuşma dili Lilliput önemli bir Lilliput geleneğidir.

Die offizielle Sprache ist eine glanzvolle Lilliputanische Tradition!

Dengesiz yürüyüş, geveleyerek konuşma, asimetrik gülümseme.

Unsicherer Gang, verwaschene Sprache, asymmetrisches Lächeln.

Click to see more example sentences
konuşma Vortrage, Vortrag

Reggie, konuşma nasıl geçti?

Reggie, wie lief der Vortrag?

Umarım Dr. Matsutani'yle de aynı konuşmayı yapmayız.

Ich hoffe, Dr. Matsutani hält mir nicht denselben Vortrag.

İyi konuşma, ha?

Guter Vortrag, was?

konuşma Dialog

Yeni bir konuşma yazayım.

Ich schreibe einen neuen Dialog.

Tamam, konuşma baloncuğu.

Okay, offener Dialog.

konuşma Konversationen, Konversation

Şimdi de, günlük konuşma alıştırmalarına alıştırmalarına geçiyoruz.

Und jetzt beginnen wir mit den Anfangsgründen der Konversation.

Bu konuşma sona ermiştir.

Die Konversation ist vorbei.

konuşma Plaudereien, Plauderei

Küçük bir konuşma yapmamızın zamanı geldi dostum.

Es ist Zeit für eine kleine Plauderei, mein Freund.

konuşma Unterredungen

Prens Auda, daha net bir konuşma yapabilmek için, babasıyla kaldı.

Prinz Auda blieb für weitere Unterredungen bei seinem Vater.