konuma

Empatik farkındalık konumun için bir gereklilik değil.

Empathisches Bewusstsein ist für Ihren Posten keine Voraussetzung.

Burada güçlü bir konumda değiliz.

Wir haben hier keine starke Position.

Bütün askeri uydular yeniden konumlandırılmış!

Sämtliche Militärsatelliten wurden neu ausgerichtet!

KONUM TEKRAR YAPILANIYOR

STANDORT NEU KONFlGURlERT

Biz bu konum.

Wir sind drüber.

Zin'in hava gemisinin konumunu belirledik Sayın Başkan

Wir haben Zins Luftschiff gefunden, Mr. President.

Bunlar Fayed'in bulunduğu konumun uydu görüntüleri.

Hier sind Satellitenbilder von Fayeds Aufenthaltsort.

Artin haritasını kullanarak homomorfizma konumundan uzaklaştırarak

Mithilfe der Artin-Karte induzieren wir Homomorphismen

Bizi saldırı konumuna getirin Bay Worf.

Bringen Sie uns in Angriffsposition, Mr Worf.

Ama artık davalı konumunda değil.

Aber er ist kein Angeklagter mehr.