Turkish-German translations for korkunç:

ist · schrecklich · furchtbar · gruselig · unheimlich · grauenvoll · fürchterlich · entsetzlich · grauenhaft · beängstigend · erschreckend · grausig · scheußlich · makaber · schauerlich · schaurig · wahnsinnig · other translations

korkunç ist

Daha önce başına hiç bu kadar korkunç bir şey gelmemişti.

Ihm ist zuvor noch nie etwas Schreckliches passiert.

Flüt öğrenmek de korkunç!

Flöte lernen ist schrecklich.

Çok korkunç bir şey oldu. Peter

Es ist etwas Schreckliches passiert

Click to see more example sentences
korkunç schrecklich

Ama korkunç bir hata yapıyorsunuz.

Aber ihr macht einen schrecklichen Fehler.

Korkunç bir şey olmalı evvela.

Etwas Schreckliches muss geschehen.

Her ne kadar korkunç bir kadın düşmanı gibi konuşsa da.

Auch wenn er es wie ein schrecklicher Frauenhasser ausgedrückt hat.

Click to see more example sentences
korkunç furchtbar

Ne yaptım ben? Korkunç bir hata yaptım.

Ich habe einen furchtbaren Fehler gemacht.

Burada korkunç şeyler olmuş.

Etwas Furchtbares ist hier passiert.

İkisi de korkunç insanlar.

Sie sind beide furchtbar.

Click to see more example sentences
korkunç gruselig

Bu tahtalar çok korkunç.

Solche Bretter sind gruselig.

Ben korkunç bir hayaletim!

Ich bin ein gruseliger Geist!

Okulun bodrumu gece çok korkunç oluyor.

Der Schulkeller ist nachts gruselig.

Click to see more example sentences
korkunç unheimlich

Gerçekten korkunç bir şey görmek ister misin?

Wollen Sie etwas wirklich Unheimliches sehen?

Ama daha korkunç bir şey buldum.

Aber ich fand etwas noch Unheimlicheres.

Okyanus, büyük korkunç bir hayvandır, ahbap.

Der Ozean ist ein unheimliches Biest.

Click to see more example sentences
korkunç grauenvoll

Mükemmel ama korkunç.

Perfekt, aber grauenvoll!

Korkunç insanlar, korkunç.

Grauenvolle Leute, grauenvoll.

Aman Tanrım, bu korkunç.

Oh Gott, wie grauenvoll.

Click to see more example sentences
korkunç fürchterlich

Korkunç bir şeymiş.

Er ist fürchterlich.

Korkunç, korkunç bir şey bu.

Es ist so fürchterlich.

Korkunç bir şey oldu Lütfen, bayan.

Es ist etwas Fürchterliches passiert.

Click to see more example sentences
korkunç entsetzlich

Korkunç" fazla güçlü bir kelime.

"Entsetzlich" ist ein großes Wort.

Ama korkunç ve trajiklerin arasında bir ses, bir güzellik var.

Aber inmitten des Entsetzlichen und Tragischen eine Stimme und Schönheit.

Bir Cadı Elf, korkunç güçlere sahipmiş!

Eine Elbenhexe von entsetzlicher Macht.

Click to see more example sentences
korkunç grauenhaft

Asıl epilepsi korkunç.

Epilepsie ist grauenhaft.

Hayır, korkunç bir durumdayım!

Nein, es ist grauenhaft!

Ve beni korkunç bir şekilde yakaladı

Und so hat es mich erwischt. Grauenhaft

Click to see more example sentences
korkunç beängstigend

Korkunç derecede çirkin bu.

Sie ist beängstigend hässlich.

Korkunç olurdu belki ama güzel olurdu.

Es wäre vielleicht beängstigend, aber gut.

Tanrım, çok korkunç bir olaydı.

Gott, das war so beängstigend.

Click to see more example sentences
korkunç erschreckend

Ne yazık ki kendisi yanlış bir vizyona ve korkunç bir deneyime sahip.

Leider hat er die falsche Vision und erschreckend wenig Erfahrung.

Bu korkunç bir fikir.

Die Idee ist erschreckend.

Bunun en masum yorumlaması bile korkunç.

Sogar die wohlwollendste Deutung ist erschreckend.

Click to see more example sentences
korkunç grausig

Korkunç bir suç, yaralayan bir kayıp.

Ein grausiges Verbrechen, erschütternd,

Ormanın derinliklerinde, uzun ağaçların arasında bir vadide, Büyük, siyah, korkunç Humpelfinkel vardı!

Tief im Wald, in einem Tal, zwischen hohen Bäumen, lebte ein großer, schwarzer grausiger Humpelfinkel!

Korkunç bir film, Stennings.

Ein grausiger Film, Stennings.

korkunç scheußlich

Gökyüzünde devler var! Gökyüzünde kocaman, uzun, berbat, harika, korkunç harika devler var!

Es gibt Riesen im Himmel riesige, schreckliche, scheußliche wunderbare Riesen im Himmel

Gorgonit, sen korkunç bir mahluksun.

Gorgonit, du bist eine scheußliche Missgeburt.

Bunun tadı korkunç.

Das schmeckt scheußlich.

korkunç makaber

Regl düşüncesi, korkunç ve ölümcül bir şaka gibi geliyordu.

Die Menstruation erscheint wie ein schrecklicher und makaberer Scherz.

korkunç schauerlich

Gerçek korkunçtur, tamam mı?

Realität ist schauerlich, klar?

korkunç schaurig

Umarım çok korkunç bir Cadılar Bayramı geçiriyorsunuz.

Ich hoffe, Sie haben ein schauriges Halloween.

korkunç wahnsinnig

Çünkü korkunç derecede zeki ve deli gibi güzelsin.

Weil du erschreckend klug und wahnsinnig schön bist.