Turkish-German translations for kubbe:

Kuppeln, Kuppel · Dom · Gewölbe · Glaskuppel · other translations

kubbe Kuppeln, Kuppel

Bu kubbe senin yüzünden burada.

Diese Kuppel ist wegen Ihnen hier.

Bir kubbenin altında mıyız?

Wir sind unter einer Kuppel?

Birkaç hafta evvel görünmez bir Kubbe bizi dünyanın tamamından ayıracak şekilde Chester's Mill'de belirdi.

Vor einigen Wochen fiel eine unsichtbare Kuppel auf Chester's Mill, schnitt uns von der Außenwelt ab.

Click to see more example sentences
kubbe Dom

Kafatasımızın kubbesinde, tıpkı bir kilise tavanına yansıtılan mucizeler gibi dans ederler.

Sie spielen in den Domen unserer Schädel, wie Wunder, erleuchtet an einer Kirchendecke.

Şüphesiz bu şekilde Merkez Kubbe'ye sızabilirdi, bu da demektir ki

Kein Zweifel, so konnte es in den Zentral-Dome eindringen. Das bedeutet

Merkez Kubbe hava kabinleri Hardinger kilitlidir.

Die Luftschleusen des Zentral-Dome haben Hardinger-Verschlüsse.

Click to see more example sentences
kubbe Gewölbe

Onu daha sonra inceleyeceğim, kubbede.

Ich untersuche ihn später, im Gewölbe.

Ve Tanrı bu kubbeye"gök" dedi.

Gott nannte das Gewölbe "Himmel".

kubbe Glaskuppel

Benim annem Borrego'da biyosferik bir kubbenin içinde ses banyosu yapıyor.

Meine Mutter ist in Borrego und leitet eine Meditation in einer Glaskuppel.