kurtuluşu

Bu yeni öğrendiğin akrabalık senin kurtuluşun olacak.

Diese neu entdeckte Verwandtschaft wird eure Rettung sein.

Bu sefer kurtuluşun yok.

Diesmal gibt's keinen Ausweg.

Kurtuluşun bir bedeli vardır.

Auslieferungen haben ihren Preis.

Kurtuluş burada çekilmişti?

Wurde hier "Deliverance" gedreht?

Ve böylece biter B'Elanna Torres'in kurtuluşu, Yarı Klingon, B'Elanna Torres, Yarı insan,

Und so endet die Rettung von B'Elanna Torres, halb Klingonin, halb Mensch.

Senin için bir kurtuluş var.

Es gibt Erlösung für dich.

Onun için kurtuluş yolu yok.

Für sie gibt es keine Erlösung.

Ve adanın kurtuluşu için dua et çünkü o zaman her şey mümkün olacaktır.

Und bete für die Befreiung der Insel, weil dann alles möglich wird.

Bir kurtuluş yolun var.

Es gibt einen Ausweg

Senin kurtuluşun adına hiçbir umut yok değil mi Niklaus?

Niklaus, für dich gibt es keine Hoffnung, oder?