Turkish-German translations for mutlu:

glücklich · froh · fröhlich · gut · Bitte · selig · Glück · freudig · Freude · other translations

mutlu glücklich

Ama ben de mutlu olmak istiyorum.

Aber ich muss auch glücklich sein.

Burada çok daha mutlu olurum.

Ich wäre hier viel glücklicher.

Ne kadar mutlu, baksana.

Schau, wie glücklich er ist.

Click to see more example sentences
mutlu froh

Mutlu Noeller, çocuklar.

Frohe Weihnachten, Jungs.

İkinize de mutlu Noeller.

Frohe Weihnachten euch beiden.

Mutlu Noeller Harry.

Frohe Weihnachten, Harry!

Click to see more example sentences
mutlu fröhlich

Mutlu Noeller, küçük kardeşim.

Fröhliche Weihnachten, kleiner Bruder.

Seni mutlu eder.

Macht dich fröhlich.

Mutlu Noeller, Victoria Lynn.

Fröhliche Weihnachten, Victoria Lynn.

Click to see more example sentences
mutlu gut

İyi bir sigara seni mutlu eder.

Eine gute Zigarre macht glücklich.

Garip olduğunu biliyorum. Ama o kadar iyi ve güçlü davrandı ki. Beni mutlu ediyor.

Ich weiß, es ist komisch, aber er ist so gut und stark gewesen und es macht mich glücklich.

Her fikir iyi bir fikirdir mutsuz fikirler dışında.

Jede Idee ist eine gute Idee, außer den nicht-fröhlichen.

Click to see more example sentences
mutlu Bitte

Lütfen mutlu et beni.

Bitte mach mich glücklich.

Nellie Nell, mutlu ol, ne olur mutlu ol.

Nellie, Nell, sei glücklich, bitte sei glücklich.

İşte, mutlu musun Dr. Freud?

Bitte. Bist du glücklich, Dr. Freud?

Click to see more example sentences
mutlu selig

Ne mutlu yas tutanlara, çünkü onlar teselli edilecekler.

Selig die Trauernden, denn sie werden getröstet werden.

Ne mutlu merhametli olanlara, çünkü onlar merhamet bulacaklar.

Selig die Barmherzigen, denn sie werden Erbarmen finden.

mutlu Glück

Her şey mutlulukla dolu.

Alles ist voller Glück.

Mutlu olduğum için beni neden cezalandırıyorsun?

Warum bestrafst du mich für mein Glück?

mutlu freudig

Ve Kardinal Borgia'da mutlulukla kabul etmektedir.

Und Kardinal Borgia willigt freudig ein.

mutlu Freude

Ölüm, mutlu, üzgün, yaşam, zevk, acı.

Leben, Tod, glücklich, traurig, Freude, Schmerz