mutluyduk

Bir zamanlar mutluyduk değil mi?

Wir waren einmal glücklich, stimmt's?

Yani bu benim için büyük bir şok oldu tabii. Çünkü çok mutluyduk, biliyor musunuz?

Ich meine, natürlich war es ein großer Schock, weil wir doch so glücklich waren, wisst ihr?

Baban ve ben birlikte çok mutluyduk.

Dein Vater und ich waren sehr glücklich.

Mücadele verirken ve hasret çekerken nasıl da mutluyduk

Wie wir jubelten, wenn wir schnauften und keuchten

Ve mutluyduk, gerçekten mutluyduk.

Und wir waren glücklich. Wirklich.

Lo'Lann ve ben birlikte mutluyduk.

Lo'Laan und ich waren zusammen glücklich.