nehirlerin

Nehirleri yüzüp, dağlara tırmanıp, savaşlar yapmışsınızdır.

Flüsse durchschwommen, Berge erklommen, Kämpfe gefochten.

Bu yerin altından bir nehir geçiyor.

Hier drunter ist ein unterirdischer Fluss.

Beni nehrin yukarısına götür.

Bringen Sie mich flussaufwärts.

Küçük bir nehir.

Ein kleiner Fluss.

Bu nehirden nefret ediyorum.

Ich hasse diesen Fluss.

Nehrin yarım mil aşağısında.

Eine halbe Meile flussabwärts.

Nehirden çok güzel bir rüzgar esiyor.

Vom Fluss weht eine schöne Brise herauf.

O nehir yüzünden her şey kokuyor.

Alles stinkt wegen diesem Fluss.

Bu nehir onları oyalamış olabilir.

Dieser Fluss könnte sie aufgehalten haben.

Büyük nehre bir gün uzaklıkta.

Einen Tagesritt vom großen Fluss.