Turkish-German translations for olası:

möglich · wahrscheinlich · vermutlich · potentiell · unwahrscheinlich · eventuell · mutmaßlich · voraussichtlich · etwaig · other translations

olası möglich

O zamandan beri her şey olmuş olabilir.

Seitdem kann alles Mögliche passiert sein.

Her şeyi kullanıyor olabilirler.

Sie könnten alles Mögliche benutzen.

Noranti'nin izlediği olası tek yol, John.

Norantis Weg ist der einzig mögliche, John.

Click to see more example sentences
olası wahrscheinlich

Ben de sana yardımcı olabilirim.

Wahrscheinlich kann ich Ihnen helfen.

Daha güvende olurum muhtemelen.

Ich würde wahrscheinlich sicherer sein.

Simon muhtemelen onların kim olduğunu biliyordur.

Simon weiß wahrscheinlich, wer sie sind.

Click to see more example sentences
olası vermutlich

Büyük ihtimalle dün gece oldu.

Vermutlich letzte Nacht geschehen.

Muhtemelen Leipzig'te olduğu gibi.

Genauso wie vermutlich in Leipzig.

Sanırım bir erkeğin işi ama bir kadın da olabilir.

Vermutlich ein Mann, aber es könnte auch eine Frau gewesen sein.

Click to see more example sentences
olası potentiell

O halde olası bir tanığımız var.

Dann haben wir einen potentiellen Zeugen.

İkinci olarak, tapyokanın organik yapısı kaseyi öldürücü bir potansiyele sahip yapıyor.

Zweitens macht die organische Struktur von Tapioka daraus ein Rührbecher potentiellen Todes.

Mahallede dengesiz ve potansiyel olarak tehlikeli insanlar varmış?

Es sind instabile und potentiell gefährliche Leute in dieser Nachbarschaft?

Click to see more example sentences
olası unwahrscheinlich

Fazlasıyla ilginç ama hiç olası değil.

Äußerst interessant, aber sehr unwahrscheinlich.

Olası değil ama Dominyon teknolojisi ile, sanırım bu mümkün olabilir.

Es ist unwahrscheinlich. Aber mit der Technologie des Dominion ist es wohl möglich.

Bu mümkün evet ama bunu çok olası görmüyorum.

Das wäre denkbar, aber Es ist doch sehr unwahrscheinlich.

Click to see more example sentences
olası eventuell

Muhtemelen retro tasarımlarından biri olmalı.

Eventuell eines dieser Retro-Designs.

Kim Ji-hoon'un öğretmeni burada oturuyor olabilir mi?

Wohnt eventuell Kim Ji-hoons Nachhilfelehrerin hier?

Binbaşı Torres'in davranışları için bir açıklamam olabilir.

Ich habe eventuell eine Erklärung für Lieutenant Torres' Benehmen.

Click to see more example sentences
olası mutmaßlich

Bir terörist zanlısının kaçış güzergâhı olarak kullandığı bir caminin imamı.

Er leitet eine Moschee, die ein mutmaßlicher Terrorist als Fluchtroute benutzt hat.

Bu intihar bombacısı Mahmut Reşit Faheen, bir çok kökten dinci grupla ilgisi olduğundan şüphelendiğimiz bir terörist.

Der Selbstmordattentäter Mamud Rashed Faheen, ein mutmaßlicher Terrorist mit Verbindung zu fundamentalistischen Gruppierungen.

olası voraussichtlich

Efendim, bazı iletişim sorunları olduğunu düşündük.

Sir, wir voraussichtlich einige Comms-Probleme haben.

Her şey çok beklendiği gibi oldu.

Es ist alles so voraussichtlich geworden.

olası etwaig

Olası Chimera alıcılarının teklifi.

Gebote von etwaigen Chimära-Käufern.