oluşturmuş

Mükemmel bir ikizkenar üçgen oluşturuyorlar.

Sie bilden ein perfektes gleichschenkliges Dreieck.

Yamaçlarda yüzlerce metre genişlikte derin yarıklar oluşuyor.

Ganze Hanglagen zeigen Hunderte Meter breite Einschnitte.

Çok önemli bir sorum var ve iki kısımdan oluşuyor.

Ich habe eine sehr wichtige Frage, eine zweiteilige.

Hükümet, bir avuç yozlaşmış hırsızdan oluşuyor.

Diese Regierung ist eine verkommene Diebesbande.

Geniş bir inceleme için bir komite oluşturulur

Ein Komitee führt eine ausführliche Untersuchung durch

Fosforesans doğal yollardan oluşan bir olaymış.

Phosphoreszenz ist ein natürlich auftretendes Phenomen.

Aylık vadelerden oluşan üç yıl.

Drei Jahre monatlicher Deadlines.

Bir İrlanda ordusu oluşturmak.

Eine irische Armee aufzustellen.

Bilgisayar, bu dosya ne zaman oluşturulmuş?

Computer, wann wurde diese Datei erstellt?

Bir çizelge oluşturmak zorunda kalabilirim.

Ich werde eine Tabelle erstellen müssen.