Turkish-German translations for olur:

haben · Gut · Okay · OK · möglich · einverstanden · Möchtegern · other translations

olur haben

Ama tabii ki başka bir açıklaması da, aslında elektrik ışıklarına sahip olduklarıdır.

Aber eine andere Erklärung würde natürlich sein, sie hatten tatsächlich elektrisches Licht.

Benim salak olduğumu düşünüyorsunuz ama ben şehirliyim.

Ihr denkt, ich sei dumm, doch ich habe Straßenintelligenz.

Bu şarkıyı hep sevmişimdir. Olamaz.

Ich habe dieses Lied immer gemocht.

Click to see more example sentences
olur Gut

İyi bir insan olmak istiyorum.

Ich möchte ein guter Mensch sein.

Sadece dikkatli ol, çünkü o iyi bir çocuk.

Sei einfach vorsichtig, denn er ist ein guter Kerl.

İyi bir adam olduğunu biliyorum ben.

Ich weiß, du bist ein guter Mann.

Click to see more example sentences
olur Okay

Lisa, Bayan jessie bugün kendini iyi hissetmiyor, o gelecek hafta burada olacak, tamam mı?

Lisa, Miss Jessie fühlt sich heute nicht gut. Sie wird nächste Woche wieder hier sein, okay?

Her ne olursa olsun, bir yolunu bulacağız, tamam mı?

Was auch passiert, wir finden eine Lösung, okay?

Sen iyi bir kız ol, tamam mı?

Du bist ein braves Mädchen, okay?

Click to see more example sentences
olur OK

Bir şey çıkarsa veya burada bir şey olursa, ara beni, tamam mı?

Wenn irgendwas passiert oder du etwas brauchst, rufst du mich an, Ok?

Harika bir anne olurdun, tamam mı?

Du wärst eine fantastische Mutter, ok?

Çok dikkatli ol, olur mu?

Sei bitte sehr vorsichtig, ok?

Click to see more example sentences
olur möglich

O zamandan beri her şey olmuş olabilir.

Seitdem kann alles Mögliche passiert sein.

Her şeyi kullanıyor olabilirler.

Sie könnten alles Mögliche benutzen.

Noranti'nin izlediği olası tek yol, John.

Norantis Weg ist der einzig mögliche, John.

Click to see more example sentences
olur einverstanden

Bugün ben kapatsam olur mu?

Einverstanden, wenn ich abschließe?

İkimiz de duruma razı olmuş çıplak yetişkinleriz

Wir sind beide nackte, damit einverstandene Erwachsene

Baba, Man Amca razı oldu mu?

Papa, ist Onkel Ip einverstanden?

Click to see more example sentences
olur Möchtegern

Doğru, çünkü sen lanet Rover McGillaray ile olmak istedin, değil mi?

Richtig, weil du diesen armseligen Rover McGillaray-Möchtegern bumst, nicht wahr?

Kareem Said olmak istemen disinda?

Außer ein Möchtegern Kareem Said?

Evet haklısın, kim olduğunu biliyorum, seni gidi Pankreas güreşçisi seni.

Ja, das stimmt. Ich weiß, wer du bist, du Möchtegern-WWF-Ringer.