piyasaya

Belki ben yepyeni bir piyasa biliyorumdur.

Vielleicht kenne ich einen völlig neuen Markt.

Bu hiç girilmemiş bir piyasa.

Dies ist ein unerschlossener Markt.

Emlak piyasasında bir açılma olacaktır.

Sicherlich ein Käufermarkt für Immobilien.

Piyasa değerin küçülüyor.

Ihr Marktkapital schrumpft.

Bernard, arabayı piyasaya sürmeyi iptal etmek için başkana yalvarmıştı, fakat Mark Chase'in başka planları vardı.

Bernard flehte den Presidenten an, den Verkaudsstart abzusagen, aber Mark Chase hatte andere Pläne.

Siz de mi piyasa araştırması yapıyorsunuz?

Sind Sie auch in der Marktforschung tätig?

Yeni film, yeni piyasa.

Neuer Film, neue Franchise.

Piyasa tam bir boğa piyasası, Frank.

Der Markt ist expansiv, Frank.

Hacimleri eşitlersin, piyasanın nasıl olduğuna bakarsın ve sonra da fiyatları belirlersin.

Man legt Produktionsmengen fest, lotet den Markt aus und überlegt sich dann marktfähige Preise.

Bu özgür bir piyasa Manny.

Es ist ein freier Markt, Manny.