planlamıyoruz

Bu akşam için bir konser planlamıştık.

Wir planten für heute Abend ein Konzert.

İyi de ben düğün planlamacısı tutma

Ich hab keinen Hochzeitsplaner eingestellt.

Bir "insan avı" planlamaya başladılar.

Sie haben eine Menschenjagd geplant.

Bir şey planlıyorlar.

Sie planen etwas.

Başka bir saldırı daha planlıyorlar.

Sie planen einen weiteren Anschlag.

Bu sikikler bir şey planlıyorlar.

Diese Wichser planen etwas.

Kaçmayı planlamak delilik.

Wahnsinn, dieser FIuchtversuch.

Suç ortaklarım, planladığımız gibi buluştuk.

Verbrecherische Freunde, alles planmäßig.

Bu gece için, berbat bir aile yemeği planladılar.

Sie planen für heute Abend ein unmenschliches Familienessen.

Bu gece seni ifşa etmeyi planlıyor.

Sie will euch heute Abend bloßstellen.