Turkish-German translations for polis:

Polizei · Polizist · cop · Bulle · Police · Polizistin · Polizeiauto · Polizeibeamte · other translations

polis Polizei

İyi akşamlar, Antwerp polisi.

Guten Abend, Antwerpen Polizei.

Charlie polise döndü tekrar.

Charlie ging zurück zur Polizei.

Polisler ve grev kırıcı sahtekarlar. Hepsi vahşi uşaklar!

Die Polizei und die Streikbrecher, sie sind gewissenlose Heuerlinge.

Click to see more example sentences
polis Polizist

Bir polis gibi konuşuyorsun.

Sie klingen wie ein Polizist.

Baban bir polis memuru, evlat.

Dein Dad ist Polizist, Sohn.

Bir polisin iyi içgüdüleri olması gerekir.

Ein Polizist muss gute Instinkte haben.

Click to see more example sentences
polis cop

Siviller ilginç polis hikayelerine bayılırlar.

Zivilisten lieben pikante Cop-Geschichten.

Ve ben de bir polis olarak başka bir seçeneğimin olmadığını söylüyorum.

Und ich sage dir als Cop, dass ich keine andere Wahl habe.

O polis katilli hayvan hala orada mı? Evet, hala orada.

Dieses Cop tötende Tier ist immer noch dort?

Click to see more example sentences
polis Bulle

Burada bir sürü aptal polis var.

Wir haben hier eine Menge dummer Bullen.

Siz, polis misiniz?

Seid ihr Bullen?

Her yerde polisler var.

Da sind überall Bullen.

Click to see more example sentences
polis Police

Bu gün, onlar için gurur dolu bir gün. Baltimore Polis Departmanı için de öyle

Es ist ein stolzer Tag für sie und ein stolzer Tag für das Baltimore Police Department.

Sonya Cross, El Paso Polis Departmanı.

Sonya Cross, El Paso Police Department.

Sadece New York Polis Departmanını temsil ediyorum.

Ich vertrete nur das New Yorker Police Department.

Click to see more example sentences
polis Polizistin

Bu kadın polis senin Kina'nın birebir aynısıydı.

Diese Polizistin gleicht aufs Haar deiner Kina.

Ben polis olmak istiyorum.

Ich will Polizistin werden.

Artık bir polis bile değilim.

Ich bin keine Polizistin mehr.

Click to see more example sentences
polis Polizeiauto

Bir polis arabası var.

Da steht ein Polizeiauto.

Şu anda polis arabasında.

Ist jetzt in Polizeiauto.

Bak! Polis arabası!

Guck mal, Polizeiauto!

Click to see more example sentences
polis Polizeibeamte

Ve polis memurları grev yapmaz.

Und Polizeibeamte streiken nicht.