programlar

Evet, gemiyi sabote edecek alt programlar da olabilir.

Ja, und nicht eine Subroutine die das Schiff sabotieren könnte.

Onlar tekrar programlar.

Das sind Wiederholungen.

Uzaktan tetikleyicileriniz için yeni bir çip programlayacağım.

Dann programmiere ich einen neuen Chip für Ihre Fernbedienung.

Yeni bir Grid yaptık. Programlar ve kullanıcılar için.

Haben wir einen neuen Raster gebaut, für Programme und User.

Seks bağımlılığıyla ilgili önerebileceğim programlar ve tedavi merkezleri var.

Es gibt Sexsucht-Therapieprogramme und Behandlungszentren, die ich empfehlen kann.

Senin gibi başka programlar da var mı?

Gibt es mehr Programme wie Sie?

Ve benim önermiş olduğum programlar sürekli projelerimin temelini oluşturuyor.

Und die Prämisse meiner Wahlprogramme war die Schaffung von Langzeitprojekten.

Kesin değil J § R' de değişik programlar var.

Nicht unbedingt J § R, es gibt unterschiedliche Programme.

Bu programlar her zaman tutulur.

Ein Reiseprogramm. Das ist beliebt.

Üzgünüm Bay Gross, ama bütün programlar hata dolu.

Sorry, Mr. Gross, aber alle Programme haben Fehler.