Turkish-German translations for rahat:

gelassen · Ruhe · bequem · einfach · entspannt · ruhig · frieden · gemütlich · wohl · komfortabel · behaglich · leicht · still · sauber · Behagen · other translations

rahat gelassen

Hayır, beni rahat bırakın!

Nein, lasst mich alleine.

Hepiniz beni rahat bırakın!

Lasst mich alle in Ruhe!

Oğuz rahat bırak beni lütfen.

Oğuz, lass mich in Ruhe, bitte!

Click to see more example sentences
rahat Ruhe

Rahat bırakın artık!

Gebt jetzt Ruhe!

Kız kardeşimi rahat bırak!

Laß meine Schwester in Ruhe!

Rahat bırak beni lütfen.

Lass mich in Ruhe, bitte.

Click to see more example sentences
rahat bequem

Güzel varilmiş, çok rahat.

Nettes Fass. Sehr bequem.

Rahat mısınız, Bayan

Sitzen Sie bequem, Miss

Mısır pamuğu çok rahattır. Rahat.

Ägyptische Baumwolle ist so bequem.

Click to see more example sentences
rahat einfach

Şimdi biraz geri yaslanıp rahat bir nefes alabiliriz.

Jetzt können wir etwas zurücktreten, einfach durchatmen.

Rahatla, sakin ol.

Entspann dich einfach.

Belki de sadece seni rahat bırakmamızı istiyorsun.

Vielleicht willst du einfach deine Ruhe.

Click to see more example sentences
rahat entspannt

Rahat olun millet.

Entspannt euch, Leute.

Tamam çocuklar, rahat olun.

OK, Leute, entspannt euch.

Sen burada kal ve rahatına bak.

Du bleibst hier und entspannst dich.

Click to see more example sentences
rahat ruhig

Rahat, sessiz, ve fiyatı uygundur.

Es ist ruhig, gemütlich und preiswert.

Rahatla bu sadece bir simülatör.

Ruhig. Es ist nur ein simulator.

Rahat ol. Ben doktorum.

Ganz ruhig, ich bin Arzt.

Click to see more example sentences
rahat frieden

İlk önce Fargo beni küçük düşürüyor şimdi de sen rahat rahat götürmeme izin vermiyorsun?

Erst erniedrigt Fargo mich und jetzt wollen Sie mich nicht einmal in Frieden mastizieren lassen?

Sonra da bizi rahat bırak.

Und dann lass uns in Frieden.

Beni rahat bırak, Jean.

Lass mich in Frieden, Jean.

Click to see more example sentences
rahat gemütlich

Çok rahat olduğunu söylemeliyim.

Ich muss sagen sehr gemütlich.

Çok rahat bir yer.

Es ist so gemütlich.

Rahat, sessiz, ve fiyatı uygundur.

Es ist ruhig, gemütlich und preiswert.

Click to see more example sentences
rahat wohl

Bu gerçekten bizi daha da rahatlatacaktır.

Wir würden uns wirklich wohler fühlen.

Eski patronumun dediğinin aksine, ben rahatlıkla bulurum.

Entgegen der Ansicht meines Ex-Chefs bin ich sehr wohl vermittelbar.

Çocuklar Skipper, bu gece biraz rahatsız o yüzden çay saatinde sadece ekmek ve reçel olacak.

Also, Jungs, Skipper ist heute ein wenig indisponiert, deshalb wird es zum Tee wohl nur Brot und Marmelade geben.

Click to see more example sentences
rahat komfortabel

Daha rahat bir ortam olurdu.

Es wäre viel komfortabler.

Sizin kamaranız da bu kadar rahat mı?

Ist Ihr Quartier auch so komfortabel?

Herhalde çok rahat olduklarından.

Die sind vermutlich sehr komfortabel.

Click to see more example sentences
rahat behaglich

Güvenli, rahatlatıcı, boğucu, sıkıcı.

Sicher, behaglich, erdrückend, langweilig

Daha rahat, kendimden emin hissediyordum.

Ich fühlte mich behaglicher, souveräner.

Umarım Bayan Fitzgibbons size rahat bir konut bulmuştur. Çok!

Ich hoffe, Mrs. Fitzgibbons gab Ihnen ein behagliches Quartier?

Click to see more example sentences
rahat leicht

Biraz rahatsız edici yeni kovulmuş bir Grayson çalışanının alt kuruluşun koridorlarında gezinmesi.

Leicht beunruhigend, der soeben gefeuerte Grayson-Angestellte schleicht durch die Tochterfirma.

Ama şimdi daha rahat uyuyacak.

Aber Er wird jetzt leichter ruhen.

Turk" telefonda daha rahat anlaşılıyor.

Turk" ist am Telefon leichter verständlich.

rahat still

Rahat dur, seni küçük şeytan!

Halt still, du kleiner Teufel.

Rahat dur Clark.

Halt still Clark.

Earl, rahat dur.

Earl, halt still.

rahat sauber

Ve rahat bir yatak.

Und ein sauberes Bett.

rahat Behagen

Bunu konuşurken rahat değilim

Das Thema behagt mir nicht