Turkish-German translations for rahatsız:

gestört · beunruhigend · unangenehm · unbequem · lästig · unwohl · ungemütlich · ärgerlich · unbehaglich · ungestört · unruhig · other translations

rahatsız gestört

Bir patates cipsi kutusu beni neden rahatsız etsin?

Warum sollte mich eine Tüte Kartoffelchips stören?

Bu son kayıt biraz rahatsız ediciydi.

Der letzte Eintrag ist ein bisschen störend.

Hayır, kimseyi rahatsız etmiyor.

Nein, er stört doch keinen.

Click to see more example sentences
rahatsız beunruhigend

Ses tonun onu rahatsız eder.

Ihr Timbre wird ihn beunruhigen.

Eğer bir şey seni rahatsız ediyorsa, Odo, Bay O'Brien'a söyle.

Wenn Sie etwas beunruhigt, Odo, sagen Sie's Mr O'Brien.

Rahatsız edici olduğunun farkındayım, korkunç bir şey.

Ich weiß es ist beunruhigend. Eine schreckliche Sache.

Click to see more example sentences
rahatsız unangenehm

Ben o rahatsız edici silah ambargolarını aşmayı başarabiliyordum.

Ich konnte diese unangenehmen kleinen Waffenembargos umgehen.

Bu tartışma, rahatsız edici.

Diese Diskussion, es ist unangenehm.

Bu biraz rahatsız edici olabilir.

Das könnte etwas unangenehm werden.

Click to see more example sentences
rahatsız unbequem

Bu koltuğun ne kadar rahatsız olduğunu hiç bilmiyordum.

Ich wusste nie, wie unbequem dieser Stuhl ist.

O uçuş tulumunuz pek rahat olmamalı.

Diese Fluguniform ist sicher unbequem.

Rahatsız bir durum olduğunu biliyorum ama gerekli de.

Ich weiß, es ist unbequem, aber es ist auch nötig.

Click to see more example sentences
rahatsız lästig

Çok rahatsız edici, gerçekten.

Das ist wirklich lästig.

Çok rahatsız edici olmalı.

Das muss lästig sein.

Gerçekten, Antoine. Bu kadar çok rahatsız edici olmak zor, değil mi?

Ernsthaft, Antoine, ist es nicht nervig so lästig zu sein?

Click to see more example sentences
rahatsız unwohl

Tabii ki beni rahatsız ediyor.

Natürlich fühle ich mich unwohl.

İltifatlar beni de rahatsız edici yapıyor.

Bei Komplimenten fühle ich mich auch unwohl.

Kendimi oldukça rahatsız hissediyorum.

Ich fühle mich wirklich unwohl.

Click to see more example sentences
rahatsız ungemütlich

Tanrım, bu çok rahatsız edici.

Gott, ist das ungemütlich.

Çok rahatsız edici.

Es ist ungemütlich.

Ve sanırım bu hiç rahat olmayacaktır.

Und ich glaube, das könnte ungemütlich werden.

Click to see more example sentences
rahatsız ärgerlich

Ama çok rahatsız edici bir durum.

Aber das ist so irritierend und ärgerlich.

Bu rahatsız edici değil mi?

Ist das nicht ärgerlich?

Sonra rahatsız edici oldu.

Dann war es ärgerlich.

rahatsız unbehaglich

Ne? Yalandı ve bu konuda kendimi çok rahatsız hissediyorum.

Er hat gelogen und ich fühle mich unbehaglich deswegen.

Bu beni çok rahatsız ediyor fikir

Das macht mich sehr unbehaglich die Idee

Rahatsız edici sessizlikler ve alkol.

Unbehagliche Stille und Alkohol.

rahatsız ungestört

Malon buraya gelene kadar, milyonlarca yıl rahatsız edilmeden burada yaşadık.

Wir lebten hier Millionen von Jahren ungestört. Bis die Malon kamen.

rahatsız unruhig

Biliyorum, ben de rahat değilim.

Ich weiß, dass ich unruhig bin.