Turkish-German translations for söylemek:

sagen · erzählen · meinen · singen · sprechen · mitteilen · erwähnen · bestellen · reden · aussprechen · äußern · informieren · bemerken · other translations

söylemek sagen

Size önemli bir şey söylemek istiyorum.

Ich möchte Ihnen etwas Wichtiges sagen.

Ama doğruyu söyle.

Aber sagen Wahrheit.

İkisi de Thomas Fletcher'ın onlara dokunduğunu söylüyor.

Beide sagen, Thomas Fletcher habe sie unsittlich angefasst.

Click to see more example sentences
söylemek erzählen

Neden size bir şey söyleyeyim ki?

Warum sollte ich Ihnen etwas erzählen?

Lee sana bunu söyledi, değil mi?

Lee hat es Ihnen erzählt, oder?

Sana bir şey söylemem lazım.

Ich muss dir etwas erzählen.

Click to see more example sentences
söylemek meinen

Palmice'in eşi, kocasının yerini bilmediğini söyledi.

Palmices Ehefrau bestritt jegliche Kenntnis seines Aufenthaltsortes.

Seven mesajınızın acil olduğunu söyledi.

Seven sagte, Ihre Nachricht sei dringend.

Ama kardeşim size hiçbir şey yapmadı. O yüzden lütfen söyle.

Aber meine Schwester hat euch nie etwas getan, also erzähl es mir bitte.

Click to see more example sentences
söylemek singen

Bu akşam benim için söyleyecek misiniz?

Werden Sie heute Abend für mich singen?

Öyleyse şarkıyı kim söylüyor?

Wer singt dann dieses Lied?

Jason, Ali, şarkıyı söyleyin.

Jason, Ali, ihr werdet singen

Click to see more example sentences
söylemek sprechen

Konuşuyor, ama bir şey söylemiyor.

Sie spricht, doch sagt sie nichts.

Bay Garak beni görmek istediğini söyledi.

Mr Garak sagte, Sie wollten mich sprechen.

Söyle ona Frank White onunla konuşmak istiyor.

Sag ihm, Frank White möchte mit ihm übers Geschäft sprechen.

Click to see more example sentences
söylemek mitteilen

Size bir şey söylemek istedi.

Sie wollte Ihnen etwas mitteilen.

Yani Judy ve ben, size çok önemli bir şey söylemek istiyoruz.

Das heißt, Judy und ich, wir wollten euch etwas Wichtiges mitteilen.

Mia, bize söylemek istediğin birşey mi var?

Mia, möchtest du uns etwas mitteilen?

Click to see more example sentences
söylemek erwähnen

Bayan Chatworth'ün söylediğine göre Aceway milyonlarca dolarlık bir anlaşma imzalamak üzereymiş.

Ms. Chatworth erwähnte, dass das Aceway Konto Millionen an Anwaltsgebühren wert sein könnte.

Claire hiçbir şey söylemedi.

Claire hat nichts erwähnt.

Bir şey söylemedin.

Du erwähntest nichts.

Click to see more example sentences
söylemek bestellen

Benim için de mi söyledin?

Du hast für mich bestellt?

Elmalı turta söyledi ve şöyle dedi:

Er bestellte Apfelkuchen und sagte

Lütfen, lütfen akşam yemeği için salata sipariş ettiğini söyle

Bitte, bitte sag mir, dass du Salat fürs Abendessen bestellt hat

Click to see more example sentences
söylemek reden

Bunu senin için söylemesi kolay Mackey! Senin bir penisin var!

Oh, Du hast leicht reden, Mackey, Du hast einen Penis!

Tony benimle konuşmak istediğin bir şey olduğunu söyledi.

Also, Tony sagte, du wolltest mit mir über etwas reden?

Bu akşam konuşuruz, ama şunu söylemek istedim.

Wir reden heute Abend, aber ich wollte sagen, dass

Click to see more example sentences
söylemek aussprechen

Ian'ın adını yanlış söyledin. Haklı, adı "eye-an".

Sie haben lans Namen falsch ausgesprochen.

Bunu daha önce hiç söylemedim, ama öyle.

Ich habe es noch nie ausgesprochen, aber es stimmt.

Bu sözler yargıç Aaron Satie tarafından irfan ve bir uyarı olarak söylenmişti.

Diese Worte wurden ausgesprochen von Richter Aaron Satie, als Weisheit und Warnung.

Click to see more example sentences
söylemek äußern

Brookmyre sadece çok bulaşıcı olduğunu söyledi. Ve tehlikeli olduğunu.

Dr. Brookmyre hat gesagt, er sei sehr ansteckend und äußerst gefährlich.

Demek," "söylemek" le aynı. Yazımı farklı ama anlamı aynı.

Sagen"und" äußern" schreiben sich verschieden, bedeuten aber dasselbe.

Ben böyle bir sey söylemedim.

So etwas habe ich nie geäußert.

Click to see more example sentences
söylemek informieren

Evet J-Bone'a söyle.

Informieren wir J-Bone.

Muhasebe departmanının eski çalışanlarından biri firmanızın illegal işlemlerde bulunduğunu söyledi.

Die Buchhaltungsabteilung in Ihrer Firma informierte uns über rechtswidrige Tätigkeiten.

Bakshi bana sen ve Kenneth'ın laboratuvar partneri olduğunuzu söyledi.

Bakshi informierte mich, dass Kenneth und Sie Laborpartner waren.

söylemek bemerken

Bir New Yorklunun söylediği gibi

Wie ein New Yorker bemerkte,