Turkish-German translations for söz:

Versprechen · Worte, Wort · erwähnen · sprechen · sagen · reden · Text · zusagen, Zusage · Versprechung · Bemerkungen, Bemerkung · Erwähnung · Sprachen, Sprache · Sprüche · Äußerungen, Äußerung · other translations

söz Versprechen

Ama merak etme, seni evine geri götüreceğime söz veriyorum.

Aber keine Sorge! Ich verspreche, ich werde dich nach Hause bringen.

Onu almaya söz " Hayır.

Sie hatte versprochen." Nein.

Söz veriyorum, ama sen

Ich verspreche es, aber du

Click to see more example sentences
söz Worte, Wort

Babanın sözleri bir uyarı değildi bir meydan okumaydı.

Deines Vaters Worte waren keine Warnung, sondern eine Herausforderung.

Bir sözüne bakar.

Ein Wort genügt.

Bir adam bu sözleri asla unutmadı.

Ein Mann hat diese Worte nie vergessen.

Click to see more example sentences
söz erwähnen

Bir teklifinden söz ediyordunuz.

Sie erwähnten einen geschäftlichen Vorschlag.

Ama Kastner bile paradan söz etmiyor.

Aber sogar Kasztner hat kein Geld erwähnt.

Sen de Reuben'den söz ettin.

Du hast Reuben erwähnt.

Click to see more example sentences
söz sprechen

Üç milyon Skrreean'dan söz ediyorsunuz.

Sie sprechen von drei Millionen Skrreeanern.

Arnold Kugler Ross sözünü söyledi!

Arnold "Kübler-Ross" hat gesprochen.

Neden söz ediyorsun öyleyse?

Wovon sprichst du dann?

Click to see more example sentences
söz sagen

Söz veriyorum kimseye bir şey söylemeyeceğim. Hey!

Ich verspreche auch, daß ich niemandem irgendwas sagen werde

Alexander Frederick Corvis, söyleyecek son bir sözün var mı?

Alexander Frederick Corvis, möchten Sie noch etwas sagen?

Çavuş Spencer, bir çift söz söyler misiniz?

Sergeant Spencer, möchten sie ein paar Worte sagen.

Click to see more example sentences
söz reden

Scott, çok fazla para söz konusu.

Scott, Sie reden von sehr viel Geld.

Neden söz ediyorsun, Finch?

Wovon reden Sie, Finch?

Neden söz ediyorsun, Quark?

Wovon reden Sie, Quark?

Click to see more example sentences
söz Text

Sözleri çok güzel.

Sehr schöne Texte.

Albüm yapımcıları kapak için şarkı sözlerini istiyorlar.

Die Albumleute, Sie wollen die Texte für das Booklet.

Dave, bak, şarkı sözleri elimde.

Dave, guck, ich hab die Texte.

Click to see more example sentences
söz zusagen, Zusage

Onlara bir söz verdim.

Ich gab eine Zusage.

Cecil Osborne sonunda sözünü verdi.

Cecil Osborne hat endlich zugesagt.

Tatlım bir söz verdin.

Süße, du hast zugesagt.

söz Versprechung

Söz veremem, garanti edemem, borçlanmadım. Sadece telefon numaram.

Kein Versprechung, keine Garantie, kein Schuldschein, nur eine Telefonnummer.

Verdiğin sözler umurumda değil!

Ihre Versprechungen sind mir egal!

söz Bemerkungen, Bemerkung

Bir de bana söz vermeni istiyorum, bu akşam feminist laflar etmek yok.

Und versprich mir, heute Abend Das da! Keine feministischen Bemerkungen.

Sal'in bazı sözlerini anlamadım.

Ich verstehe Sals Bemerkungen nicht.

söz Erwähnung

Aaron Monroe'dan bahseden bir söz görmüyorum.

Ich sehe keine Erwähnung von Aaron Monroe.

söz Sprachen, Sprache

Biz de Salzburg'dan söz ediyorduk.

Wir sprachen gerade von Salzburg.

söz Sprüche

Carter Pewterschmidt'ten Peter'ın Yeni Ünlü Sözleri.

Peters neue Sprüche, von Carter Pewterschmidt.

söz Äußerungen, Äußerung

Viktor Vasilievitj Burakov, bu sözlerinin arkasında duruyor musun?

Viktor Wassiliewitsch Burakow Stehen Sie zu dieser Äußerung?