Turkish-German translations for sürekli:

ständig · immer · dauernd · andauernd · regelmäßig · wieder · immerzu · stetig · ewig · permanent · kontinuierlich · immerfort · bleibend · durchgehend · fest · konstant · other translations

sürekli ständig

Her şey sürekli değişiyor, değil mi?

Alles ändert sich ständig, oder?

Hayır. Sürekli. Yasa dışı eylem.

Nein, ständig, illegale Aktionen.

Neden sürekli yalan söylüyorsun?!

Warum lügen Sie mich ständig an?

Click to see more example sentences
sürekli immer

Neden sürekli bu konu hakkında konuşmak zorundayız?

Warum müssen wir immer wieder darüber sprechen?

Sürekli aynı konuşmalar, aynı düzen.

Immer dieselben Gespräche, dieselben Termine.

Yani fiziksel olarak sürekli gördüğü kabuslardan dolayı.

Ich meine, physisch, von ihren immer wiederkehrenden Albträumen.

Click to see more example sentences
sürekli dauernd

Ben sürekli kusmak zorunda.

Ich muss dauernd kotzen.

Ama öyleyse neden benim başım sürekli ağrıyor?

Warum habe ich dann dauernd Kopfschmerzen?

Bir japon sürekli arıyor, mesajlar bırakıyor.

Ein Japaner ruft dauernd an, hinterlässt Nachrichten.

Click to see more example sentences
sürekli andauernd

İnsanlar burada sürekli kayboluyorlar.

Andauernd verschwinden hier Menschen.

Sürekli konuşuruz biz.

Wir reden andauernd.

İnsanlar sürekli maymunlar tarafından soyuluyor.

Andauernd werden Leute von Affen beraubt.

Click to see more example sentences
sürekli regelmäßig

Ama sürekli iyileştirici iğneler şart.

Aber regelmäßige Auffrischungen sind nötig.

Onlar sürekli olarak psikyatrik değerlendirmeden geçiyor.

Cyberärzte werden regelmäßig psychologisch untersucht.

Doktor Roberts, sürekli bir briç ortağınız var mı?

Dr. Roberts, haben Sie eine regelmäßige Brückenpartner?

Click to see more example sentences
sürekli wieder

Neden sürekli bu konu hakkında konuşmak zorundayız?

Warum müssen wir immer wieder darüber sprechen?

Burada sürekli olarak bir ilerlemeden bahsediyorsunuz.

Hier ist immer wieder von Fortschritt geredetworden!

Baba, neden sürekli bunu söyleyip duruyorsun?

Dad, warum wiederholst Du das immer wieder?

Click to see more example sentences
sürekli immerzu

Ve sürekli kavga ederdik.

Wir haben immerzu gestritten.

Neden beni sürekli aşağılıyorsun?

Warum demütigst du mich immerzu?

O günden beri de sürekli dövüşüyorum.

Seitdem blieb es so. Ich kämpfte immerzu.

sürekli stetig

Sürekli ensest ilişkilerden deforme olduk.

Durch stetigen Inzest sind wir deformiert.

Sürekli LSD ve melek tozu veriliyor.

Stetige Einnahmen von LSD und PCP.

sürekli ewig

Uyumlu toplumumuzu sürekli rahatsız ederler.

Ein ewiger Störgeist unserer Harmonie.

Her zaman biraz tatminsiz, sürekli memnuniyetsiz.

Immer ein bisschen missgünstig, auf ewig unzufrieden.

sürekli permanent

Bunun sürekli olmayacağına güveniyorum?

Dies ist kein permanenter Zustand.

Bilgisayar, ışınlayıcı sarkaçı için sürekli taramayı başlat.

Computer, permanente Scans des Transporteroszillators initiieren.

sürekli kontinuierlich

Bay Barksdale, sürekli ve vahşi suçların işlendiği bir şirket yürütüyor ve büyük bir uyuşturucu taciridir.

Mr. Barksdale leitete ein kontinuierlich gewalttätiges und kriminelles Unternehmen und war ein bedeutender Drogenhändler.

sürekli immerfort

Hiç canım istemiyor. Sürekli bilet iadelerini düşünüyorum.

Ich denke immerfort an diese schrecklichen Stornierungen.

sürekli bleibend

O günden beri de sürekli dövüşüyorum.

Seitdem blieb es so. Ich kämpfte immerzu.

sürekli durchgehend

Neal'ın bilekliğini sürekli takip etmeni istiyorum.

Ich will Neals Fußfessel durchgehend überwacht haben.

sürekli fest

Sürekli bir kız arkadaşım var ama.

Ich habe aber eine feste Freundin.

sürekli konstant

Köpek sesleri de duydum. Sürekli havlıyorlardı.

Und ich habe Hunde gehört konstant bellend.