Turkish-German translations for sert:

hart · stark · fest · zäh · streng · heftig · knallhart · steif · schroff · schwer · drastisch · Tough · scharf · other translations

sert hart

Başkaldırmak, bu çok sert bir kelime.

Meuterei, ein sehr hartes Wort.

Sert, ama bir Alpha gitti.

Hart, aber ein Alpha erledigt.

Yani biraz biraz sert elektronik, bir çeşit cıs tak.

Sie ist ziemlich hart. Industrial, so richtig hämmernd

Click to see more example sentences
sert stark

Eminim daha sert bir şeyi tercih edersin.

Ich bin sicher, Sie bevorzugen etwas Stärkeres.

Hayır Chester, bu gece daha sert bir şeye ihtiyacım var.

Nein, Chester, heute brauche ich etwas viel Stärkeres.

Şundan bir yudum daha içmeliyim Keşke daha sert bir içkim olsaydı

Ich brauche ein weiteres Schlückchen davon, wünschte, ich hätte was Stärkeres.

Click to see more example sentences
sert fest

Belki biraz daha sert vurmalısın?

Vielleicht ein bisschen fester.

Bir perinin kalbi sert ve özgürce atar!

Ein Feenherz schlägt fest und frei!

Daha sert vurman gerekiyor.

Du musst fester zutreten.

Click to see more example sentences
sert zäh

Ama daha sert olmalıyız.

Aber wir müssen zäher werden.

Ben de "Küçük, sert bir orospu çocuğu" demiştim.

Ich sagte: "Das ist ein zäher kleiner Mistkerl.

Biliyorum ki sen de sert bir adamsın, Shawn, ama onu yenemezsin.

Ich weiß, du bist ein zäher Bursche, Shawn, aber du wirst ihn nicht besiegen.

Click to see more example sentences
sert streng

Ben çok sert bir insanım, böyle olmak zorunda.

Ich bin sehr streng, so muss es sein.

Oh, yaşlı adam bana çok sert davrandı ama onu seviyorum", değil mi?

Der Alte behandelt mich so streng, aber ich liebe ihn." Stimmt's?

Bu yüzden mi sana böylesine sert?

Ist er deshalb so streng mit dir?

Click to see more example sentences
sert heftig

Geçen hafta sert bir gece geçirdim.

Ich hatte letzte Woche einen heftigen Abend.

Çok ihtiraslı ve sert bir sevişmeydi, Hank.

Das war sehr heftiges und kräftiges Liebe-machen, Hank.

Hızlı ve çok sert çarpıyor.

Es schlägt sehr schnell und heftig.

Click to see more example sentences
sert knallhart

Pilotlar sert adamlardır senatör.

Piloten sind knallharte Typen.

Çok sert olduğuna eminim.

Er ist sicher knallhart.

Çok sert gibi görünür, ama kibarcıktır aslında.

Sieht knallhart aus, ist aber der totale Softie.

Click to see more example sentences
sert steif

Ben sadece senin için sert olacağım.

Ich kann nur für dich steif sein.

Biraz sert ama daha iyi.

Ein bisschen steif, aber besser

Tahta gibi sert ve parlak yeşil.

Steif wie ein Brett und hellgrün.

sert schroff

Sert çocuksun sen!

Du bist schroff!

Belki de biraz fazla sert davrandık.

Vielleicht waren wir ein wenig zu schroff.

sert schwer

Sert bir kafatası travması geçirmiş.

Sie hatte ein schweres Schädeltrauma.

Ölüm nedeni olarak, kafasının sert bir yere çarpmasıyla boynunun kırılması demişsiniz.

Sie notierten als Todesursache Schweres-Schädel-Trauma und ein gebrochenes Genick.

sert drastisch

Bu hayli sert önlemler alınmasını gerektirebilir.

Das könnte drastische Maßnahmen erfordern.

Bu sert tedbire "Austral Planı" adı verilir.

Das drastische Anpassungsprogramm heißt Plan Austral.

sert Tough

Gerçekten sert biri değil.

Er ist nicht wirklich tough.

Çok da sert biri değil.

Er ist nicht so tough.

sert scharf

Beyaztüy, sola sert kır, şimdi!

Whitefeather, scharf links, sofort.