Turkish-German translations for sessiz:

still · ruhig · leise · stillen · stumm · lautlos · schweigsam · geräuschlos · Stillschweigend · verschlossen · wortlos · other translations

sessiz still

Bu annemin evlilik yüzüğü. Şimdi lütfen sessiz ol!

Das ist der Hochzeitsring meiner Mutter, jetzt sei bitte still!

Bu ev çok sessiz.

Das Haus ist so still.

Sessiz ol, okumak istiyorum.

Sei still, ich will lesen.

Click to see more example sentences
sessiz ruhig

Sessiz ol, yoksa seni diskalifiye ederim.

Sei ruhig, oder ich disqualifiziere dich.

Sessiz ol şimdi!

Bleib ruhig!

Lütfen herkes sessiz olsun!

Seid mal bitte alle ruhig!

Click to see more example sentences
sessiz leise

İçeri gel ama sessiz ol, herkes uyuyor.

Kommen Sie rein. Aber leise, alle schlafen.

Sessiz ol, çocuklar uyuyor.

Leise, meine Kinder schlafen.

Tracy, sessiz ol.

Tracy, sei leise.

Click to see more example sentences
sessiz stillen

Sessiz bir gece.

Eine stille Nacht.

Kronik ses kısıklığı sessiz tiroidit olgusu adı verilen bir rahatsızlığın belirtisidir.

Chronische Heiserkeit ist ein Symptom für eine Krankheit namens stille Thyreoiditis.

Ve ben bunun küçük ve sessiz bir parçası olmak istiyorum.

Und ich würde gerne ein kleiner und stiller Teilhaber sein.

Click to see more example sentences
sessiz stumm

Sessiz Direniş yokmuş.

Keine Stumme Opposition.

Sessiz Direniş falan yok, değil mi?

Es gibt keine Stumme Opposition, stimmt's?

Şuna ne dersin, "Ben Walden, bu da sessiz arkadaşım Alan"?

Wie wär's mit, "Ich bin Walden, und das ist mein stummer Freund Alan"?

Click to see more example sentences
sessiz lautlos

Sessizce gir, sessizce çık.

Lautlos rein, lautlos raus.

Bizim silahlarımız daha sessiz.

Unsere Waffen sind lautlos.

Tekrarlıyorum, sessiz seyir.

Lch wiederhole, lautlos.

Click to see more example sentences
sessiz schweigsam

Albay Jack O'Neill, Binbaşı Sam Carter, uzun ve sessiz olan da Teal'c.

Colonel Jack O'Neill, Major Sam Carter, und der große Schweigsame ist Teal'c.

Sen sessiz bir orospu çocuğusun.

Du bist ein schweigsamer Hundesohn.

sessiz geräuschlos

Sessiz mi işiyorsun?

Du pisst geräuschlos?

sessiz Stillschweigend

Cesare, sessizliğini bozmayıp benim için ıstırap çekti.

Cesare, er hat meinetwegen stillschweigend gelitten.

sessiz verschlossen

Sessiz ve içine kapanık.

Sie ist ruhig und verschlossen.

sessiz wortlos

Sanırım benimle iletişim kurmaya çalışıyorlar, ama sessizce.

Ich glaube, sie wollen mit mir kommunizieren, aber wortlos.