Turkish-German translations for sevgili:

liebe · Freund · geliebter, geliebte · Valentinstag · Freundin · Liebhaber · mädchen · sehr geehrte · teuer · lieb · Liebling · Schatz · wert · other translations

sevgili liebe

Sarhoş edici bir coşkun var sevgili dostum ama Zuse'nin vakti değerlidir.

Dein Enthusiasmus ist richtig ansteckend, lieber Bartik, aber Zuses Zeit ist überaus kostbar.

Sevgili Günlük, yeni bir yıl başlıyor.

Liebes Tagebuch! Ein neues Jahr hat angefangen.

Sevgili noel baba. Selam, benim, Bubba J.

Lieber Weihnachtsmann, ich bin's, Bubba J.

Click to see more example sentences
sevgili Freund

İyi akşamlar, sevgili dostum.

Guten Abend, meine Freunde.

Şey Perch, sevgili dostum Eugene Yengeç kral Neptün tarafından dondurulmadan önce

Nun, Perch, bevor mein lieber Freund Eugene Krabs von König Neptun tiefgefroren wurde

Söyle bana, sevgili tüylü arkadaşım, ne düşünüyorsun Barbarella ile sevişirken?

Sag mir, mein gefiederter Freund, woran denkst du wenn du Barbarella liebst?

Click to see more example sentences
sevgili geliebter, geliebte

Benim sevgili kardeşim!

Meine geliebte Schwester.

Bilirsiniz işte, "Sevgili konuklar

Sie wissen schon, 'Innigst Geliebte '

Biz, Gaius Sezar Caligula, sevgili kızkardeşimiz Drusilla için bir aylık ulusal yas emrediyoruz.

Wir, Gaius Caligula Cäsar, verordnen einen Monat öffentliche Trauer für unsere geliebte Schwester Drusilla.

Click to see more example sentences
sevgili Valentinstag

Ama yarın Sevgililer Günü.

Aber morgen ist Valentinstag.

Sevgililer günü özel gün değil.

Valentinstag ist kein Feiertag.

Önümüzdeki pazar Sevgililer Günü ve bir şanslı hasta çok özel bir kalp çikolata alacak:

Nächsten Sonntag ist Valentinstag und ein glücklicher Patient bekommt ein sehr spezielles Schokoherz

Click to see more example sentences
sevgili Freundin

Durduk yere silaha sarılan sevgili

Einer schießfreudigen Freundin

Yeni bir sevgili ister misin?

Willst du eine neue Freundin?

Jess, şu anda sevgilisi sensin ama bir gün eski sevgili olacaksın.

Jess, du bist jetzt die Freundin, aber eines Tages wirst du die Ex sein.

Click to see more example sentences
sevgili Liebhaber

Bir vefasız sevgili, bir istenmeyen çocuk.

Ein untreuer Liebhaber, ein ungewolltes Kind.

İyi bir sevgili.

Ein guter Liebhaber.

Arkadaş yoksa sevgili mi?

Ein Freund oder ein Liebhaber?

Click to see more example sentences
sevgili mädchen

Benim sevgili kızım Zavallı, küçük kızım

Mein kleines Mädchen, mein armes liebes Mädchen

Sevgili kızcağız, iyi yürekli kardeşim, tatlı Ophelia.

Geliebtes Mädchen, liebevolle Schwester, süsse Ophelia.

En sevgili kızın değilim ama, değil mi?

Aber ich bin nicht dein liebstes Mädchen, oder?

Click to see more example sentences
sevgili sehr geehrte

Devam et. Sevgili Bay Churchill

Sehr geehrter Mr. Churchill

Sevgili Bay ve Bayan Bowden.

Sehr geehrte Mr Mrs Bowden

Evet. Sevgili Kral Haakon.

Sehr geehrter König Haakon.

Click to see more example sentences
sevgili teuer

Sevgili çok sevgili dostlarım.

Meine lieben, teuren Freunde!

İyi akşamlar, sevgili Alice.

Guten Abend, teure Alice.

Mücadele et, sevgili ihtiyar Muncie

Kämpfe weiter, teures Muncie.

Click to see more example sentences
sevgili lieb

Söyle bana, sevgili tüylü arkadaşım, ne düşünüyorsun Barbarella ile sevişirken?

Sag mir, mein gefiederter Freund, woran denkst du wenn du Barbarella liebst?

Bu benim sevgili aşkım Onu çok severdim

Das ist meine Liebe, sie liebte ich

sevgili Liebling

Merhaba, Sevgili beatrice.

Hallo Beatrice Liebling.

sevgili Schatz

Sevgili annem Alice, Nero'nun en iyi sokak icracılarından biriydi.

Meine Mutter, der Schatz, Alice, war eine von Neros besten Straßenkünstlern.

sevgili wert

Evet sevgili anne. Başka seçeneğin yok.

Ja, werte Mutter, du hast keine Wahl.