Turkish-German translations for sevimli:

hübsch · süß · Charmant · niedlich · nett · reizend · liebenswert · bezaubern · entzückend · lieb · liebenswürdig · lieblich · other translations

sevimli hübsch

Çok sevimli bir oğlu varmış.

Sie hatte einen sehr hübschen Sohn.

Bu sevimli kızı tanıyor musun?

Sie kennen dieses hübsche Mädchen?

Sevimli bir melodi.

Eine hübsche Melodie.

Click to see more example sentences
sevimli süß

Bak, ne kadar sevimli, değil mi?

Sieh hier, sie ist süß, oder?

Çatlak ama sevimli.

Verrückt, aber süß.

Çok sevimli, değil mi?

Er ist ziemlich süß, oder?

Click to see more example sentences
sevimli Charmant

Çok sevimli bir kız.

Sie ist sehr charmant.

Onları çok sevimli buldum.

Ich fand sie sehr charmant.

Ben de söylemeliyim onu çok sevimli buluyorum.

Und ich muss sagen Ich finde sie sehr charmant.

Click to see more example sentences
sevimli niedlich

Gerçekten çok sevimli çocuklar.

Es sind wirklich niedliche Kinder.

Sevimli bir şey görmek ister misin?

Willst du was Niedliches sehen?

Ne kadar sevimli bir küçük kız.

Was für ein niedliches Mädchen.

Click to see more example sentences
sevimli nett

Hemşireler çok sevimli.

Echt nette Krankenschwestern.

Ben, Gus olacağım, sevimli baca temizleyicisi.

Ich will Gus sein, der nette Schornsteinfeger.

Bayan Catherine Morland, çok sevimli bir kız, ve çok da zengin.

Miss Catherine Morland, ein sehr nettes Mädchen, und sehr reich dazu.

Click to see more example sentences
sevimli reizend

Bence o çok sevimli.

Ich finde sie reizend.

Küçük ama sevimli bir kasabadır.

Eine winzige Stadt, aber reizend.

Christian çok sevimli, değil mi?

Christian ist reizend, oder?

Click to see more example sentences
sevimli liebenswert

Sen sevimli bir kızsın Bernice.

Du bist ein liebenswertes Mädchen.

Sence ben sevimli biri miyim?

Denkst du, ich bin liebenswert?

Sevimli bir şey aslında.

Es ist liebenswert, wirklich.

Click to see more example sentences
sevimli bezaubern

Ama kanatların çok sevimli.

Aber deine Flügel sind bezaubernd.

Lux bu elbise çok sevimli.

Lux, dieses Kleid ist bezaubernd.

Neden zenci bebekler, bu kadar sevimli oluyorlar?

Warum sind kleine schwarze Babies immer so bezaubernd?

Click to see more example sentences
sevimli entzückend

Ne kadar sevimli göründüğüne bir bak.

Schauen wie entzückend sie kuckt.

Sen de çok sevimli bir çocuk.

Und du ein entzückendes Kind.

Küçük sevimli Dean.

Entzückende kleine Dean.

sevimli lieb

O kadar sevimli ve duygusaldı ki.

Er war so lieb und seelenvoll.

sevimli liebenswürdig

Edward çok hoş sevimli biri.

Edward ist sehr liebenswürdig.

sevimli lieblich

Evet, sevimli küçük prenses.

Ja, die liebliche kleine Prinzessin.