sicil

Dokunulmazlık, yeni bir kimlik, temiz bir sicil.

Immunität, eine neue Identität, eine saubere Akte.

Sicili beni ilgilendirmez Yanıltıcı mı?

Vorstrafen interessieren mich Irreführend?

Rhee-Soo'nun oğlunun sicili var.

Rhee-Soos Sohn ist vorbestraft.

Gizli bir kaynağımız son derece güvenilir sicile sahip, biri.

Ein vertraulicher Informant mit einer extrem verlässlichen Bilanz.

Sicili doğruysa çok iyi bir pilot, belki de en iyisi.

Wenn die Angaben stimmen, ist er vielleicht der beste Pilot.

Çavuşun bir apoletten ortağının sicil numarasından bahsetti.

Ihr Sarge erwähnte eine Schulterklappe, die Nummer Ihres Kumpels.

Della Pugh, işte bu kız. Sicil dosyasına bakmamı istediğin öğrenci.

Della Pugh, das Mädchen, dessen Schülerakte du haben wolltest.

Bu mektup asalet sicil kayıt ofisine gidecek.

Das ist für die Ankündigun in Lancashire.

Bronx'ta bir sicili var.

Hat Vorstrafen in der Bronx.

Senin tertemiz bir sicilin var.

Sie haben 'ne makellose Akte.