Turkish-German translations for sonuç:

Ergebnisse, Ergebnis · Resultate, Resultat · Konsequenzen, Konsequenz · Schlüsse · Testergebnis · Endergebnis · führen · Schlußfolgerung · Folge · resultieren · other translations

sonuç Ergebnisse, Ergebnis

Ama elimizde hiçbir sonuç yok.

Aber wir haben noch kein Ergebnis.

İşte bazı sonuçlar:

Hier einige Ergebnisse:

Ve bazen, bunun sonuçları çok yıkıcı olabilir.

Und manchmal kann das Ergebnis niederschmetternd sein.

Click to see more example sentences
sonuç Resultate, Resultat

Tarafsız sonuçlara ihtiyacımız var.

Wir benötigen unparteiische Resultate.

Gerçi sık sık korkutucu biyopsi sonuçlarını hastalarımın ayağına getiriyorum.

Obwohl, oft liefere ich auch alarmierende Biopsie-Resultate an meine Patienten.

Ben hızlı sonuç görmek istiyorum.

Ich will Resultate. Schnell.

Click to see more example sentences
sonuç Konsequenzen, Konsequenz

Dediğim gibi, sonuçları olacak.

Wie ich sagte, Konsequenzen.

Ancak her şeyin bir sonucu vardır.

Aber alles hat eine Konsequenz.

Her zaman sonuçları vardır.

Es hat immer Konsequenzen.

Click to see more example sentences
sonuç Schlüsse

Hayatım, hemen bir sonuca varma.

Schatz, zieh keine voreiligen Schlüsse.

Hemen bir sonuca varmış.

Sie zieht voreilige Schlüsse.

Hemen sonuca varmayın.

Keine voreiligen Schlüsse.

Click to see more example sentences
sonuç Testergebnis

Bunu laboratuvar sonuçları gösterecek.

Das wird das Testergebnis zeigen.

Neden bana sonuçları söyleme zahmetine girdin?

Warum hast du mir das Testergebnis gezeigt?

Pepa Marcos'un test sonuçları.

Testergebnis für Pepa Marcos.

sonuç Endergebnis

Ve final sonuçları, Yılın Üst Sınıf Budalası:

Und hier das Endergebnis im Upperclass-Trottel des Jahres:

Ama işin sonucu aynı, değil mi?

Aber das Endergebnis ist dasselbe?

sonuç führen

Biz de aynısını istedik ama sonuç felaket oldu.

Wir wollten dasselbe, aber es führte in eine Katastrophe.

Sonuçlara ulaşmamızı kesintisiz araştırmalar sağlıyor.

Ungestörte Forschungen führen zu Ergebnissen.

sonuç Schlußfolgerung

Bir sonuca bağlamam gerekiyor.

Ich soll eine Schlußfolgerung ziehen.

sonuç Folge

Bu ironik olarak Nixon'ın Çin'i ziyaretinin bir sonucu.

Ironischerweise eine direkte Folge von Nixons Chinabesuch.

sonuç resultieren

Ryan Hardy'nin saldırısı sonucu üç parmağı kırıldı.

Ryan Hardys Tätlichkeit resultierte in drei gebrochenen Fingern.